UFAK TEFEK TARİH #53: 1518 Dans Salgını


Takvimler 1518’i gösterirken Strasbourg kentinde bir yaz ayında, Frau Troffea nedeni bilinmeyen bir şekilde dans etmeye başladı. Yorgunluktan bayılana dek bu dans devam etti. Günler geçtikçe Frau’nun bedeni bu bitmek bilmeyen dansa tepki vermeye başladı. Ayakları kanayana kadar dans etti ve bunu asla durduramıyordu. Ve bu gariplik başka insanların da bu kadını takip etmesiyle devam etti. Birinci haftada 34 kişiye, bir ay sonunda da 400’ü geçkin kişiye bulaşan bu salgın artık bir ekip oluşturmuştu. İnsanlar istemsizce dans ediyor ve asla bırakamıyordu. Yani anlayacağınız ilginç bir salgın olmuştu. Bu topluluğun bir kısmı yorgunluk kaynaklı olarak kalp krizi ve beyin kanaması sonucunda hayatını kaybetti. Alınan verilere göre günde en az 5 kişi hayatını kaybediyordu. Hastalık bu kadar yayıldıktan sonra artık doktorlardan yardım istemeye karar veren halkın üzerinde araştırılmalar yapılmaya başlandı. Doktorlar ilk olarak hastalığın “sıcak kan”dan dolayı kaynaklandığını söyledi. Tedavisinin de daha çok dans etmek olduğu söylenildi. Sebebinin ise kanlarının daha çabuk soğuyacağını ve daha çabuk iyileşeceklerini düşünmeleriydi ve bu tedavi için bir sahne inşa edildi. Dans salgınına yakalananlar için de dans etmeleri esnasında yardımcı olmak adına dans ekibi ve orkestra tutuldu fakat bu tedavi işe yaramadı. 3 ay süren bu salgın aniden bitti tıpkı birden başladığı zaman ki gibi. Ölünceye dek dans eden bu insanlar birden durmuştu ama nasıl? Neden kendilerini bu kadar zaman durduramamışlardı? Aslında bu soruların tek bir cevabı yok. Bu salgın üzerine bir çok tez üretildi. İlk tez, olayın 1518’de gerçekleştiği düşünülerek bu salgının bir kurgu ve hikayeden ibaret olduğuydu ama bu olayı doğrulayacak bir çok belge olduğu için tarihçiler bu tezi hiçbir zaman kabul etmemişlerdi. Doktorların tuttuğu notlar, katedralde okunan vaazlar, şehir konseyinin aldığı notlar da bu tezi çürütmeye yetiyordu. Zaten bu dans salgını türünün ilk örneği değildi. Öncesinde de bu olaya benzer olan olayların yaşandığı rivayetleri vardı. Dünya’nın bir çok ülkesinde, farklı zamanlarda, yetişkinlerden çocuklara bir çok dans salgını rivayetleri ana bu 1518 Dans Salgını’nın diğerlerinden farkı daha fazla kanıtının ve belgesinin olmasıydı.

Olayla alakalı diğer tezde nemli çavdar saplarında oluşan Ergot Fungi isimli küfün ekmeğe karışması sebebiyle salgının yayılmasıydı. Bu küf, bir çeşit uyuşturucunun hammaddesini üretiyordu. Bu hammadde, halüsinasyon görmeye, titreme ve şiddetli sarsılmalara sebep oluyor ve halkında sarsılmalarla dansı karıştırmış olabileceği düşünülüyordu. Ama bu tez şu şekilde çürüyordu; doktor raporları vardı ve doktorların sarsılma ile dansı ayırt edebilecekleri bir gerçekti. Yani bu açıklamada sonuçsuz kalmıştı. Diğer seçenekse dans eden bu insanların bir tarikat olduğuydu ama bu konuyla alakalı da görgü tanıklarının dans edenlerin acısını gördüklerini ve bunun mümkün olmayacağının söylenmesiyle çürümüştü. Son tez ise batıl inançlarla alakalı olduğuydu. Olayların yaşandığı dönemde doğal afetler, ölümcül hastalıklar ve kıtlık çokça yaygındı. Bu kadar felaket karşısında insanların stres kaynaklı psikoza yakalandığı düşünüldü. Özellikle John Waller bu tezi savunmuştu. Kendisinin düşüncesine göre bu psikozun etkisi ile insanların transa geçmiş olup istemsizce dans ediyor olmasıydı. Waller, dansçıların koruyucusu olan bir azizeye inanıyordu ve bu inancın salgında önemli rol oynadığı görüşündeydi. Rivayete göre Azize’nin baskıları ile insanları zorla dans etmeye yönelttiğiydi. Fakat Protestanlığın yayılmasından sonra Azize’ye olan inanç kayboldu ve bu tezin de sonuçlanamaması ile bu olay da tarihe gömüldü. Ve yaşananların sonucunda bu gizem asla açıklanamaması ile tarihteki yerini aldı.


Like it? Share with your friends!

10

UFAK TEFEK TARİH #53: 1518 Dans Salgını

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format