UFAK TEFEK TARİH #49: Tarihi Sır-Philadelphia Deneyi


Büyük Buhran’ın sonlarında İkinci Dünya Savaşı’nın olacağını düşünen Amerikan Hükümeti, gemilerinin yakalanmamasını istiyordu ve bu konu hakkında bilim adamlarından deneyler yapmalarını istendi. Nikola Tesla’nın önderliğinde bir grup bilim adamı ile çalışmalar yapılmaya başlandı. On yıl süren çalışmaların ardından proje deneme aşamasına geldi ve deney aşamasında donanmada görevli küçük bir destroyer olan Eldridge adlı geminin kullanımına karar verildi. Gemi deney için gerekli ekipmanlarla donatıldı. Takvimler 22 Temmuz 1943’ü gösterirken elektromanyetik alan jeneratörleri aktifleştirildi ve destroyer olan Eldridge adlı geminin her tarafını yeşil bir duman kaplamaya başladı ve gemi artık dumandan görülmeyecek bir hal aldı.

Gemi kuvvetli bir elektromanyetik alanın etkisine girmişti, alıcılar tarafından kolaylıkla görülebiliyordu. Duman dağıldığında ise deneyin istenilenden çok daha başarılı olduğu görüldü. Geminin radarlara gözükmemesi isteniliyordu ama ne gemi ne de o geminin içindeki mürettebat dışarıdaki bir insan gözü tarafından görülmüyordu. Bu yüzden Amerikan Hükümeti ve Deniz Kuvvetleri bu deneyin varlığını hiçbir zaman kabul etmemiştir. Böyle bir deneyin varlığına inanmadıkları gibi bunun bir saçmalık ve hayal ürünü olduğunu iddia ettiler. Diğer taraftan görgü tanıklarının ifadeleri Amerikan Hükümeti’nin ifadeleriyle ters düştü çünkü bu deneyi gören bir çok görgü tanığı vardı. Şu an Philadelphia deneyi hakkında bildiklerimizin çoğu bu görgü tanıkları sayesinde. 

Bu hikaye bu kadardan ibaret değil. Yukarıda bahsedilenlere ve ardından yaşanılanlarla ilgili birçok iyi ve kötü aşama gerçekleşti. Bu gelişmelerden ve hikayenin detaylarından bahsedecek olursak, yıl 1933 Roosevelt, Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanı olarak seçilmiştir. Ve seçildikten kısa bir süre sonra yakın dostu ve dünyanın en başarılı bilim adamlarından olan Nikola Tesla’yı Washington’a davet etmiştir. Ondan devlet adına bazı projeler yürütmesini istemiştir ve Tesla da kabul etmiştir. Roosevelt ona “Gökkuşağı Projesi” adıyla bilinen projeden söz etmiştir. Hemen ardından Nikola Tesla bu proje için çalışmalarına başlamıştır. Yalnızca üç yıllık bir çalışma sonrasında çok önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Tesla, insansız bir gemiyi gözden kaybedip sonra da geri getirmeyi başarmıştır. Fakat hükümet ve yetkililer projenin insanlı olarak yapılması konusunda zorlamışlar ama Tesla bu deneyin insanlara zarar verebileceğini ve projenin bu şekilde mümkün olamayacağını savunmuştur. Fikir ayrılıkları yüzünden Nikola Tesla projeden ayrılmıştır. Bu aşamadan itibaren deneyi Dr. John von Neumann eline almıştır. Bu proje için çalışan bilim adamları ekibi arasında hükümet için çalışan Albert Einstein da bulunuyordu. Aslında bu projeyi başarıya ulaştıran en büyük gelişmelerden biri de Einstein’ın “Birleşik Alan Teorisi”dir.

İlk deney Tesla’nın isteğinin tam aksi bir şekilde mürettebatlı şekilde gerçekleştiriliyor. Deneye Andrew Furuseth’in mürettebatı da tanıklık ediyor. Andrew Furuseth’in orada deneyde olması büyük bir şans olup deney hakkında bilinenlerin büyük bir kısmı Andrew Furuseth’de görev yapmış Carlos Allende’nin anlattıklarından oluşmuştur. İlk deney de dumandan dolayı gemi çıplak gözle görülmemeye başlanmış fakat sonra işler daha ilginç bir hal almaya başlamıştır. Bir süre sonra şalterlerin indirilmesi emredilmiş ancak yeşil duman yeniden belirip gemi yavaş bir şekilde yeniden materyalize olmuş. Bir şeylerin yanlış gittiği belliydi, gemiye gönderilen telsiz mesajlarına yanıt gelmiyordu. Bu yüzden gemiye çıkılmaya karar verildi fakat gemiye çıkıp bakıldığında mürettebatın hiç iyi bir durumda olmadığı görüldü. Bir kısım yaşadıkları korku yüzünden gemiden aşağı atladı ve hiçbir zaman cesetleri bulunamadı. Geriye kalan kısım akıl sağlığını kaybetti. Geriye kalan beş asker ise metal ile kaynaşmıştı. En başta Tesla’nın da savundugu gibi deneyde mürettebatın olması akıl karı değildi. Ölenlerin haricinde sağ kalanlar asla tam anlamıyla düzelmediler. Uzaklaştırılan bütün personeller emekli edilerek gemiye yeni personeller atandı ve bu şekilde ikinci deney aynı yıl içerisinde gerçekleştirilmeye başlandı. Elektromanyetik jeneratörler yeniden çalıştırıldı. Gemi bir kez daha görünmez oldu. Sadece gövdesinin hatları görülebiliyordu. Bir süre işler yolunda gibi gözüktü ancak ansızın gözleri kör edebilecek kadar yüksek bir ışık patlaması meydana geldi ve gemi tamamiyle kayboldu. İnanılmayacak bir şekilde gemi 600 km ötede Norfolk açıklarında yeniden maddeleşti. Bir süre daha görünür durumda kaldıktan sonra tekrar görünmez olup kısa bir süre ardından Philadelphia Deniz Üssü açıklarında yeniden görüldü. Ancak bu olaya Amerikan Hükümeti hiçbir zaman inanmayıp Philadelphia deneyinin hiçbir zaman yürütülmediğini iddia etti. Böylece Philadelphia Deneyi, reddedilmesiyle beraber tarihin en büyük sırları arasına girdi.

UFAK TEFEK TARİH #49: Tarihi Sır-Philadelphia Deneyi

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format