UFAK TEFEK TARİH #42: Struma Gemisi


2. Dünya Savaşı hız kesmeden bütün acımasızlığıyla devam ederken Nazi Almanyası, Avrupa’nın her yerinde Yahudileri vahşice katlediyordu. Bu katliamlardan haberdar olan Romanya Yahudileri, sıranın kendilerine geleceğini biliyordu. Romanya hükumetinin Yahudi karşıtı yasalar çıkarmasıyla Yahudiler üzerindeki baskı iyice artmıştı. Takvimler 1941’i gösterirken Romanya’nın Yaş şehrindeki 4 bin Yahudi’nin Naziler tarafından katledilmesiyle orada yaşayan Yahudiler bir karar aldılar: O zamanlar İsrail’in kurulmaya başlandığı Filistin topraklarına göç edeceklerdi. Bu yolculukta kullanacakları geminin adı “Struma” idi. Gemi daha önce insan taşımacılığı için kullanılmamıştı ancak geminin sahipleri yüklü miktarda para alacakları için yüzlerce insanı gemiye sığdırmayı başarmışlardı.

Sınırları daha fazla zorlayarak 749 Yahudi yolcuyu gemiye aldılar. Gemi çok eski olduğundan dolayı motorları pek de sağlam değildi ama hiçbir Yahudi o geminin kendilerine mezar olacağını düşünmüyordu. Düşündükleri iki şey vardı, özgürlük ve huzurlu bir yaşam. Yolculuk başladıktan kısa bir süre sonra geminin motoru arızalanmıştı ancak gemi sahipleri bu durumu kolaylıkla hallederek oluşacak olan korku ve paniği önlemişlerdi. Ancak motor ikinci kez arızalandığında bu kadar şanslı değillerdi çünkü bu arıza kısa sürede giderilecek bir arıza değildi. Motor arızalandığında gemi Türkiye sınırlarındaydı. Gemiyi Sarayburnu açıklarına demirleyip geminin tamir edilmesini beklediler. Türkiye o zamanlar savaşta taraf olmak istemiyordu. Savaştan yeni çıkmış bir halk ve yeni kurulmuş bir hükümet zaten böyle bir şeyi istemezdi. Almanya’nın bu olaydan haberi olmuştu ve Türkiye Büyükelçiliği’ne gemide salgın var diyerek akılları karıştırdı ve kimsenin karaya inmemesi için uyarılarda bulundu. İngiltere ise gelecekte bu Yahudilerin İsrail’i kurup kendine sıkıntı çıkaracağını biliyordu bu yüzden bu geminin yola devam etmeyeceğini bildirdi. Türkiye ise bu Yahudileri ülkeye kabul etmedi çünkü savaşa hiç bir şekilde girmek istemiyordu. Gemiye Yahudi toplum kuruluşları ve Kızılay, erzak yardımı yapıyordu. Gemide Vehbi Koç’un Türkiye temsilcisi olduğu Standard Oil Company Of New York Petrol şirketinin Romanya Müdürü Martin Segal ve ailesi de vardı. Vehbi Koç’un özel isteği ile bu aile gemiden çıkarıldı. Gemiden atlayıp kaçmayı deneyen birkaç kişi olmuştu ancak başarılı olamamışlardı.

23 Şubat 1942’de Türkiye, güvenlik amacıyla gemiyi Karadeniz’de Şile açıklarına getirdi ve 24 Şubat sabahında gemi anlaşılmayan bir patlama sonucu battı. Struma, 103 tanesi çocuk olmak üzere 768 kişiye mezar oldu. Gemiden sadece David Stoliar adındaki bir yolcu sağ çıkmıştı. Bulduğu bir tahta parçasına tutunmuştu ancak donmak üzereydi. Bileklerini kesmek istedi ancak elleri o kadar donmuştu ki kullanılacak halde değillerdi. Neyse ki bir Türk kurtarma botunun onu bulmasıyla oradan kurtarıldı. Bu olay sonrası Avrupa’nın birçok yerinde “Türklerin Yahudi Soykırımı” şeklinde haberler çıktı ancak 1970’li yıllarda yapılan bir araştırma sonrası olayın gerçek yüzünün çok başka olduğu kanıtlandı. Bir Rus denizaltından atılan torpillerle gemi havaya uçurulmuştu. Bu yolculuğu düzenleyen kişiler Romanya’da yargılandılar ancak her şeyin suçlusu Rus denizaltısının olması sebebiyle bu kişiler de aklandı. Bu olay tarihin tozlu sayfalarında “Stroma Olayı” adıyla yerini aldı.

UFAK TEFEK TARİH #42: Struma Gemisi

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format