Toplumdaki Kadın Algısı


Kadının hayatımızdaki, toplumumuzdaki yeri yüksektir. Öyle ki Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ‘’Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” sözüyle kadının ne kadar önemli olduğunun altını çizmiştir. Fakat günümüzde nüfusumuzun yarısını teşkil eden kadınların yasalarda eşitlik olmasına rağmen çağdaş ve hak eşitliğine dayalı bir statü kazanamamasının en temel sebebi kadının toplumdaki algılanma biçimidir. Toplumda kadın-erkek eşitliği ve o toplumun uygarlık düzeyini belirten en önemli kriter toplumda kadının durumudur. Toplumsal cinsiyet toplumun kadına verdiği görev ve sorumluluklar, toplumda kadının nasıl görüldüğü, algılandığı ve beklentileri ile ilgili bir kavramdır. Toplumsal cinsiyet üzerine yapılan araştırmaların çoğu, kadınların erkeklerle kıyaslanması şeklinde yapılmaktadır. Toplumsal cinsiyet kişinin kültürel, toplumsal rolü, ruhsal, içsel tanımlanması ve onların temsil edilmesi anlamında kullanılmaktadır. Cinsiyeti doğa belirlerken toplumsal cinsiyeti kültür belirlemekte ve toplumsal cinsiyet kimliği hakkındaki anlayışlar cinsel eğitim ve tutum erken yaşlarda oluşmaktadır. Toplumsal cinsiyet ayırımcılığına maruz kalan kadınlar siyasal, yasal, sosyal ve ekonomik haklara sahip olmada, bu haklarını kullanmada toprak ve sermaye gibi kavramlara sahip olmada eşitsizliklere uğramışlardır. Günümüze dek süregelen bu süreçte ise hâlâ kadınların toplumdaki yerini sorgulamaktayız. Bulguların gösterdiği sonuç ise korkunç olup, bunu kadın hareketinin başarısızlığı yönünde lanse etmek yerine, toplumun konuya ilişkin duyarlılığını sorgulamak yerinde bir davranış olacaktır.


Like it? Share with your friends!

17

Toplumdaki Kadın Algısı

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format