Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damga Vuran Gelişmeler


1- Büyük Hadron Çarpıştırıcısı

Yüzyılın en büyük deneyi olarak kabul edilen araştırmada 14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamının yaratılması amaçlanıyor.  Deney sırasında tünel boyunca ayrı yönlerde iki proton hüzmesi veriliyor. Işın demetleri ayrı istikametlerde, ışık hızına yakın bir süratle halka şeklindeki tünelde yol alıyor. Proton ışınlarının birbiriyle büyük bir enerjiyle çarpışmasının ardından bilim adamları, kozmosun doğasını kavramaya yarayacak yeni parçacıklar görmeyi umuyor. Aynı zamanda bu çarpıştırıcı sayesinde Mart 2013’te evrenin oluşumu hakkındaki en büyük sırlardan biri olduğu kabul edilen atom altı parçacık “Higgs Bozonu” keşfedilmişti fakat 2018 yılında İsviçre’deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN), parçacık ışınlarını yoğunlaştırmak amacıyla iyileştirmeye gidilecek çarpıştırıcının, 2021 ilkbaharına kadar kapalı kalacağını belirtti.

2- 47 Milyon Yıllık Fosil 

Günümüze neredeyse hiç bozulmadan gelen ‘Ida’ isimli fosil bilim adamlarına göre maymun ve insanlarla soy akrabası. Bilim adamları lemura benzeyen fosilin insan evrimleşmesinde kayıp olan zinciri tamamlayabileceği ve insanın evrimleşme sürecine çok önemli bir ışık tutacağını tahmin ediyor. Evrim tartışmalarına yeni bir boyut katan fosili inceleyen Norveçli bilim adamı Jorn Hrum, “İnsan evriminin ilk evrelerini anlayabilmek için çok önemli bir buluş çünkü bu şu ana kadar bulunan en eski ve en iyi durumdaki memeli fosili. Bu fosil, ilk memelilerin evrimini anlamak açısından çığır açabilir.” açıklamasında bulundu.

3- 117. Element Keşfedildi!

Rus ve Amerikan fizikçilerin uranyum ötesi olarak kategorize ettikleri “Tennesin” veya “Ununseptiyum” olarak adlandırılan 117. elementin varlığı, 4 yıllık sıkı çalışmadan sonra 2014 yılında keşfedildi. Halojen ailesinin en ağır üyesi, atom numarası 117 olan Ununseptiyum elementi, varlığı kanıtlandıktan sonra Tennesin ismiyle element simgesi “Ts” olarak periyodik tabloda yerini aldı.

4- İlk Kuantum Makinesi

Çıplak gözle güçlükle görülebilen, saç teli çapındaki dünyanın ilk kuantum makinesi 2010 yılının en önemli buluşu seçildi. Buluşun en çarpıcı yanı ise Isaac Newton’un temelini oluşturduğu klasik mekaniğin yasalarına uymayan ilk insan yapımı alet olması. Titreşimli çalışan makine insan yapımı hiçbir aletin gösteremediği hareket etkilerini gösteriyor. Amerikalı bilim insanları; yarı iletken, saç teli kadar ince bir metal paletten oluşan söz konusu makineyi kuantum enerjisiyle etkileşim haline getirdi. Palet, en düşük enerji durumuna indirgendikten sonra bilim insanları, en saf kuantum mekaniğinin hareketine sahip tek bir kuantum hareketiyle cihazın enerjisini yükseltti. Buluş, makinelerin kuantum enerjisiyle hareket etmesi konusundaki yeni gelişmelerin önünü açacak.

5- Yeni İki İnsan Türü Keşfedildi: Denisovalılar ve Sima İnsanları

Bilim adamları, Sibirya’daki bir mağarada buldukları kemik ve diş parçasının yeni bir insan türüne ait olduğunu açıkladı. Neandertalların doğuda yaşayan akrabaları olarak tanımlanan bu insan türüne “Denisovalı” adı verildi. Bulunan azı dişleri üzerinde yapılan DNA analizleri ve mağaradan elde edilen yeni tarihlerle, mağarada şaşırtıcı derecede erken bir zamanda yaşadıkları ortaya çıktı. Analizler parmak fosilinin en az 50,000 yıl öncesine ait olduğunu ve diğer iki azı dişinin sahiplerinin de 170,000 yıl önce mağarada öldüğünü ortaya koydu.

Aynı zamanda İspanya’da bulunan ve 400 bin yıllık bir başka insan fosilinden mitokondriyal genom elde edildi. DNA üzerinde yapılan analizler, keşfedilen bu yeni insan türünün Denisovalılara yakın olduğunu ortaya koydu. Mağaradan çıkarılan fosiller Sima İnsanları olarak biliniyor. Dahası, Sima insanlarından elde edilen genomun keşfedilen en eski insan genomlarından biri olduğu tespit edildi.

6- Erken Doğuma Çözüm: Yapay Rahim

ABD’de erken doğumlarda bebeğin organlarının gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlaması için geliştirilen yapay rahimde, test amacıyla erken doğan bir kuzu gözlemlendi. Testin sonucu ise oldukça başarılı! 28 gün boyunca yapay rahimin içinde kalan kuzunun organları sağlıklı bir şekilde gelişmeye devam etti.  Kuzunun, rahim dışında yapay bir ortamda sağlıklı olarak büyümesi, pompasız bir dolaşım sistemi ve sentetik rahim sıvısının geliştirilmesi sayesinde gerçekleşti. Anne karnı ile birebir imkanları sunması için tasarlanan yapay rahim, 22 hafta erken doğan bir bebeğin gelişimini tamamlama kapasitesine sahip fakat şimdilik yalnızca kuzularda test ediliyor.

7- İlk Kara Delik Fotoğrafı

Tartışmasız 2019’un en ilgi çeken haberlerinden olan kara delik fotoğrafı dünyanın farklı bölgelerindeki sekiz gözlemevi arasında bağlantı kurularak oluşturulan Event Horizon teleskop dizgesi tarafından fotoğraflandı. Bu gözlem ile, yaklaşık 100 önce Einstein’in genel görelilik teorisi tarafından öngörülen, Stephen Hawking ve daha yüzlerce bilim insanının üzerinde kafa patlattığı kara deliklerin varlığı doğrudan ispatlanmış oldu. İlk kez fotoğrafı çekilen kara deliğe, Hawaii dilinde “Derin, süslü karanlık oluşum” anlamına gelen “Powehi” adı verildi.

8- SpaceX’in Dragon’u Uzay Semalarında!

Elon Musk tarafından kurulan özel uzay şirketi SpaceX, 31 Mayıs 2012 tarihinde Dragon adlı uzay aracı, NASA ile anlaşma imzalayarak uzaya çıkan “ilk özel roket” unvanıyla tarihi görevini başarıyla tamamladı. SpaceX şirketi tarafından geliştirilen kapsül, 181 kilogram ağırlığında erzak ve deney malzemesi taşıdı. İlk deneme uçuşu insansız gerçekleştirildi. Bilim kurgu filmi “Yaratık”ın(Alien) baş karakteri Ripley’in adını taşıyan, üzeri sensörlerle donatılmış bir manken uçuşta yer aldı. Uluslararası Uzay İstasyonuna ilk yolculuğunu gerçekleştiren kapsül, başarılı bir şekilde Atlas Okyanusu’na indi.  NASA yöneticisi Jim Bridenstine, Dragon’ın ilk uçuşunu başarılı bir şekilde tamamlamasıyla ilgili “İnsanlı uzay yolculuğunda bir dönüm noktası!” değerlendirmesini yaptı.

9- Dünya’ya Benzer 7 Yeni Gezegen

NASA, Trappist-1 yıldız sisteminin yörüngesinde Dünya büyüklüğünde 7 öte gezegen keşfetti. Bu keşif, dünya dışında bir yerlerde yaşam olup olmadığını bulmak için hayati bir adım olarak nitelenmişti. Bu nedenle bilim insanları gezegenlerle ilgili araştırmalar yaptı. Araştırmalar sonucunda Trappist-1’de bulunan gezegenlerden 3’ü Dünya gibi Güneş’e oldukça uygun bir mesafede konumlandığı ve gezegenlerin 6 tanesinde buz veya su olduğu keşfedildi. Aynı zamanda gezegenlerin ısı yüzeyindeki sıcaklık araştırıldı ve sonuç olarak gezegenlerin 2 tanesinin yaşanabilir olduğu tespit edildi. Bu gezegenlerin Dünya koşullarına benzer özellikler taşıması, gelecek için hepimize umut oldu.

10- Yeni Bir Organ Keşfedildi

Araştırmacılar uzun zamandır yoğun, birbirine bağlı dokular olarak kabul edilen yapının aslında “interstisyum” adı verilen bir dizi sıvı dolu bölmelerden oluştuğunu ve vücudun en büyük organlarından biri olduğunu keşfetti. Derinin altındaki bu bölmeler, aynı zamanda bağırsak, akciğer, damarlar ve kasların dışındaki zarlarda da bulunuyor ve güçlü ve esnek proteinler vasıtasıyla bir ağ oluşturuyor. Araştırmacılar, bu bölmelerin dokuları hasar almaktan korumak için bir “darbe emici” görev üstleniyor olabileceğini belirtti. Aynı zamanda bilim insanları bu buluşun kanserin vücutta nasıl yayıldığının anlaşılmasına yardımcı olmasını umuyor.


Like it? Share with your friends!

16

Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damga Vuran Gelişmeler

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format