Hillier Gölü


Çilekli süt gibi bir göl. Hillier gölü, yani Pembe göl, rengi ve eşsiz manzarası ile görenleri kendine hayran bırakıyor. Bu harika gölün neden pembe olduğu ve hakkında detaylı bilgilere yazımda yer verdim.

Batı Avustralya’nın güney sahilleri boyunca uzanan, RechercheArchipelago takım adalarını oluşturan yüzden fazla küçük adadan birisidir. Okaliptüs ve Cajeput (Mersin ağacı ailesinden Avustralya’ya özgü bir ağaç) ağaçlarından oluşan yemyeşil bir ormanla kuşatılmış olan Hillier Gölü’nün çevresi beyaz tuz kümeleriyle çevrilidir. Okyanusun derin mavi sularından ise dar bir kumul şeridiyle ayrılmaktadır. Göl, ilk kez 1802 yılında İngiliz gemici ve hidrograf Matthew Flinders tarafından keşfedilmiştir. Flinders’ın ziyaretinden sonra adaya ticari amaçlarla kısa süreliğine gidenler olmuş, 1820 ile 1840’lı yıllar arasında fok ve balina avcıları adaya yerleşmiştir. Ayrıca 20. yüzyılın başından itibaren Hillier Gölü’nden tuz çıkarılmış ancak tuz üretimi sadece birkaç yıl sürebilmiş, daha sonraları turizm amaçlı kullanılmasından dolayı gölden tuz alımı sonlandırılmıştır.

Göl, renk olarak her zaman pembe değildir ama suyun tipik rengi, yeşil renkli salina isimli su yosunu, Halobacteria cutirubrum ve yüksek oranda karides yoğunluğunun sonucu olarak değişir. Göl suyu deniz suyundan daha yüksek tuzluluk seviyesine ulaşıp, sıcaklık yeterince yükseldiğinde ve yeterli ışık koşulları sağlandığında, yosun kırmızı bir pigment olan beta karotenüretmeye başlar. Pembe halobacteria, gölün tabanındaki tuz kabuklarında yetişir. Gölün rengi, D. salina ve H. cutirubrumarasındaki nüfus dengesinin bir sonucudur. Gölü ilk kez görenler rengin göz yanılması olduğunu düşünse de gölden bir bardak su alındığında bile pembe rengin korunduğunu ve kalıcı olduğunu görebilmek mümkündür.


Like it? Share with your friends!

9

Hillier Gölü

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format