Ece Targıt Röportajı


  1. Öncelikle üniversite hayatınıza dair bir soru sormak istiyorum. Paris’te başladığınız serüveniniz New York’ta devam etmiş. Bu kararı alırken üniversite mi yoksa yaşayacağınız şehir mi önceliğiniz oldu?

Üniversiteye tasarım konusunda dünyadaki en iyi okullardan biri olduğu için tercih ettiğim Parsons School of Design Paris’te başladım. Paris önceliğim değildi, her zaman New York’a gitmek istiyordum. Ailemi ikna ederken son yılımda New York kampüsüne transfer oldum.

2. Çalışma hayatınız kurumsalda başlamışken şu an sosyal medya ve girişimcisi olduğunuz “Flov Studio” ile devam ediyor. Kurumsal hayatı bırakma sebebiniz neydi?

Fark yaratamadığımı hissetmek. Bu kişisel bir karardı, kimisi kurumsal hayatta da büyük fark yaratabilir. Ama bence önemli olan kendi içindeki sesi duymak ve dinlemek. Sosyal medyada içerik üretmeye başladığımda bunun beni nereye götüreceğini gerçekten bilmiyordum, ama ihtimaller beni heyecanlandırıyordu. Bugün yine Flov Studio heyecanla sürdürdüğüm bir iş. Sıkılmak ve potansiyelimi yaşayamamak istemem.

3. Sosyal medyadan tanıdığımız Ece Targıt, aynı zamanda kadın bir girişimci. Bize bu konudan bahsedebilir misiniz? Sizi bu yolda en çok zorlayan şey neydi?

Bence sosyal medya platformlarında içerik üretmek ve bunu işe çevirmek de bir girişimcilik. Ona başlarken de, genel tarafından daha kabul edilebilir bir girişim olarak görünen bir işletme açarken de, çok fazla heves kırıcı yorum aldım. Tüm bunlara rağmen devam etmemi sağlayan şey kendime olan inancımı sağlam tutmak oldu. Bunun için kendime neden başladığımı hatırlattım. Bu neden kendim içindi. Bir başkasını memnun etmek için çalışmak günün sonunda tatmin etmiyor.

4. Son yıllarda YouTube gittikçe büyüyen bir platform ve işin aslını bilmeyenler YouTube’dan para kazanmayı oldukça kolay görüyor. Durum görüldüğü kadar kolay değil ki yakın zamanda bu işi de bıraktınız. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

YouTube’dan uzun süre hiç para kazanmadım. Zaten YouTube’da direkt izlenme rakamları doğrultusunda kazanılan para pek bir şey etmiyor. Asıl marka işbirlikleri bir gelir sağlıyor. Ben hep Ece Targıt markasıyla aynı segment olarak gördüğüm markalarla çalışmayı seçtim. Şu an bu işbirliklerime Instagram üzerinden devam ediyorum. YouTube’u bırakma sebebim duygusal ve psikolojik yüküydü. Oradaki kitle çok daha acımasız. Hayatımı o kadar paylaşmanın benden götürdükleri, getirdiği gelire değmeyecek bir noktaya gelmişti.

5. Meditasyon, yoga ve kişisel gelişimle yakından ilgilenen biri olarak özellikle meditasyon ve yogaya başladıktan sonra hayatınızda neler değişti?

Her şey! Ben farkındalığımı artırdıkça hayat benim için çalışmaya başladı.

6. Siber zorbalık gittikçe artıyor, insanlar klavye başında hiç tanımadığı insanların hayatları hakkında oldukça söz sahibi görüyor. Sosyal medyadan gelen yorumlar sizi ne derece etkiliyor?

Son derece etkileyip oldukça karanlık bir yere ittiği bir dönem de oldu. Şu an hala etkilemiyor diyemem, ama meditasyon ve yoga pratiğim sayesinde çok daha çabuk geçiyor. İnsanlar değiştiremezsiniz, ama kendi odağınızı belirleyebilirsiniz.

7. Konfor alanımızın dışına çıkmak, yeni başlangıçlar yapmak korkutucu geliyor. İlk adımı atsak gerisi gelecek belki de. Bu konuda tavsiyeleriniz nelerdir?

Neden başladığını bildiğin ve kendine dürüst olduğun sürece, devamı gelir.

8. Planlı ve organize yaşarken bazen akışına bırakmak gerekiyor fakat bu bazılarımızı oldukça strese sokuyor. Kendilerini yetersiz hissetmelerine neden oluyor. Sizce bu durumla nasıl başa çıkılmalı?

Sen kendi adımlarından sorumlusun, sonuçlardan değil. Olan zaten her zaman olması gereken. Meditasyon bunun için var. Sanılanın aksine zihni durdurmak ve transa geçme değil. Her şey devam ederken (hayatın kaosu, düşünceler, duygular…) hareketsiz ve sessiz kalarak odağını koruyabilirsin. Bu seni günlük hayatta da merkezler.

9. “Yoldayız Geliyor Musun?” adı altında birçok podcast kaydediyorsunuz. Sizin de söylediğiniz gibi birilerine yalnız olmadığını hissetiriyorsunuz. İyiliğin somut hali aslında yaptığınız, siz onları kaydederken neler hissediyorsunuz?

“Yoldayız Geliyor Musun?” Bir podcast, bir çok bölümü var 🙂 Tüm platformlar arasında en gerçek olabildiğim, kırılganlığımı gösterebildiğim alan. Bu da başkalarına yalnız olmadıklarını hissettiriyorsa, ne mutlu.

10. Geçtiğimiz yıllarda Bali’ye gidip yoga eğitimi almıştınız. Farklı bir deneyim olsa gerek. Hislerinizi bizimle de paylaşabilir misiniz?

200 saatlik yoga ve 300 saatlik meditasyon eğitimlerimi farklı yıllarda Bali’de farklı okullarda aldım. Dünyada bir çok yerde böyle programlar var fakat Bali’nin enerjisiyle benim enerjimin müthiş bir uyumu olduğunu hissediyorum. Ayrıca bu eğitimleri gündelik hayatın koşuşturmasından uzakta almak benim için daha verimli oldu.

11. Son olarak ilham aldığınız kişiler, kitaplar ve sosyal medya hesapları var mı?

Oprah, Ram Dass, Don Miguel Ruiz, Mantra Magazine, Guru Jagat.


Like it? Share with your friends!

21

Ece Targıt Röportajı

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format