Dijital Dünya’nın Çöp Evleri: Dijital İstifçilik


Zaman zaman büyüklerimizden, ellerinde bulundurdukları bir eşya için ‘atmayayım ilerde lazım olur’ sözünü söylediklerini duymuşuzdur. Birçok kap, poşet, gazete vb. eşyaları ilerde kullanacağız düşüncesiyle atmaya kıyamazlar. Bunların ilerde kullanılıp kullanılmayacağı meçhuldür ancak her seferinde biriktirilip büyük yığınlar halinde saklanırlar. Eşyalar orada çürüyüp giderken yenileri eklenmeye devam eder. Gün içerisinde birçok eşya ile etkileşim halinde bulunuyoruz. Hatta bazı eşyalarla duygusal bağ kurarak onları atmaya kıyamıyoruz. Ancak bazı insanlar var ki bu eşya biriktirmeyi ileri düzeye taşımışlardır. Onlar için evindeki çöpün bile bir değeri vardır. Halk arasında istifçilik olarak bilinen Kompulsif Biriktirme Hastalığına (diğer adıyla Dispozofobi) sahip bireylerde eşyaları atmamak o kadar ciddi boyutlara ulaşmıştır ki, evleri televizyonda görülen çöp evlere dönüşmüştür.

Teknolojinin insana ulaşmasıyla birlikte bu istifçilik alışkanlığı dijital ortama taşındı. Gerçek dünyadaki çöp evler gibi, bir daha ne zaman kullanılacağı kesin olmayan ama ‘bir gün lazım olur’ düşüncesiyle birçok e-posta video, fotoğraf, doküman ve dosyalar gibi her türlü dijital içerik biriktirilmeye başlandı. Bazı insanlar bu duruma yeni bir psikolojik rahatsızlık olarak bakarken bazı kesimler de günlük hayatımızın önemli bir parçası olan dijital ortamın sunduğu sınırsız depolama imkânı bireylerin içerikleri depolama eğilimini arttırdığını belirtmektedir. Dijital verilerin istiflenmesi gerçek dünyadakine göre daha kolay olduğu için hatıra diyerek her şeyi saklıyoruz. Tâ ki hafıza dolu uyarısından kurtulmak için neden kaydettiğinizi hatırlayamadığınız içerikleri silene kadar.

Dijital Dünya’nın Çöp Evleri: Dijital İstifçilik

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format