Can Oflaz Röportajı


  1. Can Oflaz kimdir? Kendinizi dinleyicilerinize kısaca tanıtabilir misiniz?

Ben müzisyenim. Kendimi bildim bileli müzik yapıyorum. Üniversitede Müzik ve İşletme’yi birlikte okudum. Üniversitedeyken de mezun olduktan sonra da sahne çalışmalırına devam ettim. Yaklaşık 4 gün önce de albümüm çıktı.

2. Nasıl bir çocuktunuz? Müzik hayatınızda hep var mıydı?

Aslında 2 yaşından beri hep şarkı söylüyormuşum. Ailem de(özellikle abim) bu konuda beni çok motive etti. O yüzden çocukluğum hep müzikle, şarkılar söyleyerek geçti. Yani benim müzisyen olmam ailem için çok şaşırtıcı bir karar değildi. Lisede “Ben bunu gerçekten yapmak istiyorum. Bu konu hakkında ne yapabilirim?’’ diye araştırmaya başladım.

 3. Bilgi Üniversitesi’nde İşletme okudunuz. Peki, sizi müziğe yönlendiren neydi? Ne zaman “Ben bu işi yapmalıyım!’’ dediniz?

Aslında liseden beri müzik okumak istiyordum ancak tabiki de yaşadığım ülkeyle ilgili olarak İşletme de okumak istedim. Hem de sadece müziğe kendimi vermeyeyim, kafam başka bir şeyle de meşgül olsun diye. İyiki de öyle yapmışım çünkü gerçekten üniversite okumanın, İşletme okumanın bana ve mesleğime kattığı çok fazla şey Ne zaman istedim dersek galiba bunu yapabileceğimi Sezen Aksu ile “Harbiye Açıkhava Konserleri”nde sahneye çıktığımda ‘’Evet, ben  bunu gerçekten istiyorum.’’ dedim.

4. Günümüz Pop müziğinin klasikleşmiş ritimlerinden farklı olarak 90’lar Pop müziğinin renklerini taşıyan bir müzik yapıyorsunuz. Bu açıdan kendinizi diğer meslektaşlarınızdan daha özgün buluyor musunuz?

Yani herkesin farklı bir rengi var. O yüzden evet, ben tabii ki diğerlerinden farklıyım; onların da benden farklı olduğu gibi. 90’lar müziğinden çok büyük keyif alıyorum ve 90’lar beni bugüne kadar hep çok besledi. 90’lardan keyif aldığım gibi 2019’da çıkan yeni bir şarkıdan da aynı şekilde keyif alabiliyorum. “Sadece 90’larda yapılan gerçek müzikti, ondan sonra hiç müzik yapılmadı.” lafına ben çok katılmıyorum.Ama,evet,kendi müziğimde,özellikle ürettiğim müziklerde benden çıkan sözler,melodiler sanırım 90’ların Türkçe Pop müziğine sanırım daha yakın.

5. Loop müzikle kendi başınıza bir orkestrasınız ve bu konuda Türkiye’de öncü isimsiniz. Loop müzik fikri ilk olarak nasıl ortaya çıktı?

Olmaya çalışıyorum. Ben aslında zaten kendi stüdyomda kendi kendime müzik yapan biriydim ve Loop pedalı gibi bir şey edinmek istedim çünkü yıllar önce keşfetmiştim böyle bir sistem olduğunu. Kendi kendime albüm yazdığım süreçte “Ben ne yapabilirim de cover söylediğim zaman farklılaştırabilirim?’’ ve “Nasıl bir orkestra olmadan kendim o müziği üretebilirim?’’ diye kafa patlattıyordum. Aranjör olduğum için zaten stüdyoda kendi müziğimi tek başıma üretiyordum ve bunu nasıl canlı bir şekilde yapabileceğimin yollarını arıyordum. Bulduktan sonra peşini bırakmadım ve şu anda bütün konserlerimde Loop yapmaya devam ediyorum.

6. Loop müziği biraz açar mısınız? Loop müziğin size katkılarının ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Loop bir tür değil, bir icra yolu. Şöyle ki tek başınıza bir orkestranın yaptıklarını yapabiliyorsunuz. Gitarınıza vuruyorsunuz o sizin davulunuz oluyor. İster keman çalıyor olun ister piyano, onların hepsini ayrı ayrı çaldıktan sonra birleştirebiliyorsunuz. Loop biraz daha birleştirme özelliğine sahip bir teknik ve ben de sahnede bunu yapıyorum. Ama kendi bestelerimi yayınladığım zaman yaptığım sound biraz daha farklı. “Aşk mı Meşk mi?” mesela öyle. Tabi Loop vesiyonu da var. “Hayal’’ albümümdeki tüm şarkılar Loop tekniği ile ürettiğim şarkılardan oluşuyor.

7. Cover yapacağınız şarkıları nasıl seçiyorsunuz? Şarkıların sizin için özel bir anlamı var mı?

Var. Şöyle ki özellikle albümümüm Sezen Aksu şarkısıyla başlayıp bitmesi benim için çok önemliydi çünkü kariyerimin en önemli anlarından birini onunla yaşadım. Albüm “Vay’’ ile başladı ve “Vazgeçtim’’ ile bitti. Seçerken en çok dikkat ettiğim şey sözleri oluyor. Loop’a dair teknikler, akor yapısı da önemli ama benim için ondan daha önemli olan şey sözler. Ben yazmamış olsam da o sözleri benim bir kıyafet gibi giyebilmem gerekiyor. O yüzden en çok dikkat ettiğim şey sözler.

8. Son dönemlerde müzik piyasasında bir cover rüzgarı hakim, siz de onlardan birisiniz. Cover yapanlar kadar bunun kolaya kaçmak olduğunu düşünenler de var. Peki, siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olabilir. Evet bir kolaya kaçmak durumu olabilir buna katılıyorum çünkü üretmek ve üretmenin verdiği keyif bambaşka bir şey ama o coverı ele alıp olduğundan farklı bir hale sokuyorsanız zaten yeteri kadar değeri gösteriyorsunuz demektir. Kolaya kaçmak olduğuna bir noktada katılmıyorum çünkü yaptığımız işler çok hızlı tüketiliyor ve tabii ki her müzisyen gibi yaptığımız işlerin kalıcı olmasını istiyoruz. Bu kalıcılığı tabii ki kendi ürettiklerimizle de yapabiliriz ama o ürettiğimizin duyulması için hepimizin bildiği şarkıları “Bir de benden dinleyin.’’  diyerek göstermesinde bir zarar olduğunu düşünmüyorum.

9. Bu yaz “Aşk mı Meşk mi?’’ şarkısını çıkardınız. Kendinize ait ilk single çalışmanızdı, size ait başka şarkılar da gelecek mi?

Evet gelecek. “Kolye’’ isimli bir şarkım var şimdi üzerinde çalışıyorum. Bir aksilik olmazsa 2020 yılının başlarında gelecek. 2020 yılında çok daha fazla bestemi paylaşıyor olacağım. Yani “Aşk mı Meşk mi?” aslında benim dinleyicilerime olan bir borcum gibiydi. “Arkadaşlar ben böyle bir şey de yapıyorum, benim bestelerim var ve asıl yapmak istediğim bu.’’ gibi bir borç hissediyordum ve bunu gerçekleştirmiş oldum. 2020 yılından sonra çok daha fazla paylaşacağım ürettiğim bestelerimi.

10. “Aşk mı Meşk mi?’’ oldukça beğenildi. Klip olarak da son zamanların pop kliplerinden uzak bir anlayışla çekilmiş samimi bir klipti. Şarkının ve klibin hikayesinden bahseder misiniz?

Tabii ki. Aslında şarkının hikayesi çok komik bir hikaye çünkü bir anda çıktı. Benim bazı şarkılarım yıllar sürüyor, bazıları da bir anda çıkyor. Bir şarkı yazdıktan hemen sonra “Çok iyi bir şarkı!’’ diyemiyorum, başkalarının benim için bunu söylemesi gerekiyor. Bu şarkıyı da ilk olarak Merve Deniz ve aranjörüm Gürsel Çelik dinledi ve çok beğendiler. Sonra ben bu şarkıyı konserde çaldım ve reaksiyon bütün yaptığım coverlardan daha büyüktü. Ben de çok içselleştirdim ve karar verdim ilk single olarak bu şarkıyı çıkarmaya. İyi ki de öyle yapmışım. Çok mutluyum. Kliple ilgili de ben hikayesi olan ve enerjik klipleri daha çok seviyorum. O yüzden böyle renkli, eğlenceli, kovalamacalı bir klip çekmek istedim. Bunu da başardığımı düşünüyorum. O nedenle mutluyum.

11. “Benimle Söyle’’ yarışmasında jüri üyeliği yaptınız. Peki, sizin bu tarz yarışmalara bakış açınız nedir? Siz sanatta yarışma kavramına nasıl bakıyorsunuz?

Aslında bu tarz yarışmalara ben çok sıcak bakmıyorum normal şartlarda fakat “Benimle Söyle’’ konsepti normal, bildiğimiz konseplerden daha farklı yaklaşıyor olaya. Yani 100 kişinin sizi dinliyor olması, 100 farklı fikir ve enerjiye tabii tutuyor şarkı söyleyen insanı ve bu gerçek bir konser gibi gerçekleşiyor. Yani tek bir kişinin fikri yerine herkesin eşit olabildiği bir platform var ben de bu nedenle burada yer aldığım için çok mutluyum. Ve orada da kimseye “Sen çok iyiyisin, kötüsün.’’ yerine “Çok keyif aldık, bize şu enerjin geçti,” gibi yorumlar yapmaya dikkat ediyoruz. Oraya katılan her yarışmacı aslında bir kazanan çünkü herkes o kadar değerli ki.

12. Stresli ve yoğun bir sektördesiniz. Müzik sektöründe olmanın zorlukları nelerdir?

Aslında her sektörün zorlukları var ve müzik sektörü de dışarıdan göründüğü gibi bir sektör değil. Ben kurumsal hayatta çalışıyor olsam bu kadar çok çalışacağımı düşünmezdim ve çalıştığım şey sadece üretim değil, bunun iş ve psikolojik kısmı da var. Kendinizden bir şey ortaya koyuyorsunuz ve insanlar buna iyi ya da kötü bir tepki veriyor. Buna karşı nasıl duracağınız konusunda kendinizi çok geliştirmeniz lazım. Ben de asıl emeğimi ve zamanımı buna harcıyorum çünkü bir insanın söylediği bir şeyden çok etkilenebilirsiniz ve aslında o kadar etkilenmemeniz gerekiyordur. Bizim sektörde böyle durumlar tabii ki var çünkü yoruma çok açık bir iş yapıyoruz. Bir inşaat mühendisi bir bina yaptıktan sonra kimse bunu eleştirmiyor fakat bizim yaptığımız bir şarkıyı herkes eleştiriyor. Buna karşı nasıl durduğunuz çok önemli. Kendinizi izlerseniz bence biraz daha sıyrılabilirsiniz bu zorluklardan.

13. Müziğin yanında oyuncu bir kimliğiz de var. Oyunculuk yeteneklerinizi kliplerinizde gözler önüne seriyorsunuz. Peki, gelecekte oyunculukla ilgili bir planınız var mı?

Oyunculuk benim gerçekten asla vazgeçemeyeceğim ve inkar edemeyeceğim bir parçam çünkü ben müzikle ne kadar uğraştıysam aynı şekilde oyunculukla da uğraştım. Tiyatro eğitimleri aldım; reklam filmlerinde, müzikallerde, sanat oyunlarında yer aldım. Yakın zamanda buna dair bir projem yok ama bir noktada yolum tekrar kesişecek, bunu çok net söyleyebilirim.

14. Geçtiğimiz günlerde “Kırmızıda Dur De!” projesiyle birlikte ‘’Söz Küçüğün Sus Büyüğün’’ dediniz. Bize biraz projeden bahseder misiniz?

Proje bana Vera grubunun kurucusu ve solisti Aral Koray Nalbant’tan geldi. Projeyi anlatmaya başladığı üçüncü cümlede “Ben tamamım, projeyi almak istiyorum.’’ dedim. Çok da mutluyum bu projede yer aldığım için çünkü bazı şeylerin farkındalığını daha da arttırmamız lazım ve bunu illa bağırıp çağırarak değil bazen tiyatroyla, sanatla, şarkıyla, türküyle de yapabiliriz. Geçmişe baktığımızda da bunu çok örneği var. Böyle bir proje olduğunu hissettiğim için yer aldım ve oradaki her şarkıcı arkadaşım gibi ben de çok mutluyum bu projede yer almaktan.

15. Son olarak dinleyicilerinize ve sizden ilham alıp müzikle ilgilenen insanlara ne söylemek istersiniz?

Eleştirilerden korkmayın. Eğer kendinize güveniyorsanız ve yaptığınız işi seviyorsanız ki bunun hangi meslek olduğu önemli değil, çalışmaktan hiç korkmayın. Çalışmak dünyanın en güzel şeyi eğer yaptığınız işi seviyorsanız. Kendinize hiçbir zaman “Ben oldum.’’ demeyin. Her zaman kendinizi geliştirmeye bakın çünkü benim örnek aldığım her isim son nefesine kadar kendini geliştirmiş ve eğitmiş sanatçılar. O yüzden hiçbir zaman kendinizi boşlukta hissetmeyin. Herkes çalışıyor, herkes bir yerlerden başlıyor en büyük örneği bununla verebilirim. Kendinizi bulmak için kendinize vakit ayırın ve bunu sadece tek bir tür dinleyerek değil bir sürü farklı şey dinleyerek yapın. Ana akımın sunduğu şey haricinde başka şeyler de var, onları da araştırın. Bol bol araştırıp kendinizi geliştirin.

Can Oflaz Röportajı

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format