Bu Hafta #NeYapsak?


Kafe – Munis

Bu hafta sizi Kadıköy’de tatlı bir mekana götürüyoruz. Moda’nın sakin sokaklarında küçük, sıcak bir işletme olan Munis’de her ürünün taze ve doğal olmasının yanında fiyatlar da lokasyona göre gayet iyi. İsteğinize göre serpme, yeşil veya simit kahvaltıyı deneyebilirsiniz. Kendi yaptıkları fıstık ezmesini ve acukasını da beğeneceğinize eminiz. İşletmecilerinin naif ve samimi tavırları da cabası. Eğer sevdiklerinizle güzel bir kahvaltı keyfi yapmak istiyorsanız Munis’e mutlaka bir şans vermenizi öneririz.

Kitap – İçimizdeki Şeytan

İçimizdeki Şeytan’da Balıkesir’den başlayıp İstanbul’da son bulan aşk serüvenleri anlatılır. Bu serüvenlerde üç temel şahıs vardır: Macide, Ömer ve Bedri. Macide ve Ömer birbirlerini iyice tanımadan evlenirler. Oysa ikisi ayrı dünyaların insanlarıdır.
Ömer arkadaşlarının isteklerini geri çeviremeyen iradesiz bir tiptir. Ayrıca kendini kontrol etmeyi bilmez ve her suçu içindeki şeytana havale eder. Macide ise Ömer’in tam aksi özelliklere sahip birisidir ve bu iki kişi birbirlerini tanımadan evlenirler. Bir de bunlara geçim sıkıntısı eklenince olaylar iyice karışır.
Aşk, para, halk, faşizm, aydın, doğa, ahlak, müzik, sanat, kuvvet, ülkü gibi kavramlar romanın içine serpilmiş durumdadır. Bu kavramlar kahramanların ağzından roman içinde dile getirilir. Keyifli okumalar!

Film – Büyük Budapeşte Oteli

Bir yazarın derdine deva bulmak için geldiği Büyük Budapeşte Oteli, sessiz ve kısmen terk edilmiştir. Bir gün otelin sahibi olan Bay Mustafa otele gelir ve yazar ile akşam yemeği yemek ister. Bu yemek, hikayeyi anlatmak için bir bahanedir: Büyük Budapeşte’nin altın çağında görev yapan Gustave H. otelin konsiyerjidir. Otele yeni başlayan Bellboy Zero Mustafa ile aralarında bir usta-çırak ilişkisi ve sıkı bir dostluk yeşermeye başlar. Bu sırada ülke savaşa sürüklenir ve kahramanlarımızın başına çeşitli problemler gelir. Filmin çekildiği sabit kamera açısı alıştığımızın dışında bir özellik olarak karşımıza çıkıyor. Hikaye, bol bol mizah ve hızlı bir akış ile ilerliyor. İzlerken Ralph Fiennes, Saoirse Ronan, Bill Murray, Jude Law, Edward Norton gibi isimlerden oluşan yıldızlı kadrosuyla zengin performanslara tanık oluyoruz. Wes Anderson yönetmenliğinde 2014 yılında ortaya çıkartılan yapıt özellikle 20. yüzyıl Avrupası’na ışık tutan ve daha önce tadına bakmadığınız bir başyapıt olacaktır.

Dizi – Big Little Lies

Bu haftaki dizimiz, görüntülerine aşık olacağınız, dizi bittikten sonra eşyalarınızı toplayıp gitmek isteyeceğiniz Monterey’de geçiyor. Aynı dizinin bize vaat ettiği gibi her şey mükemmel başlıyor, insanlar, çocuklar, evler, evlilikler mükemmel gözüküyor. Dizinin ilk dakikalarından itibaren bunun bir yalan olduğunu anlamaya başlıyorsunuz ama dizinin sonunda götüreceği yeri asla tahmin edemiyorsunuz. Bir cinayetle başlayan yapım, cinayeti elbette göstermiyor. Polislerin inceleme başlattığı yerden itibaren “Ne olmuş burada?” diye meraklanmaya başlıyorsunuz. Daha sonra biz geçmişe, olayların başladığı yere dönüyoruz ve tanıkların ifadelerinin aralara yerleştirildiği 7 bölümlük bir şaheser başlıyor. Dizide tüm karakterler önemli olsa da sıklıkla göreceğimiz Celeste, Madeline ve Jane’in yolu kesişiyor, biz de bu üç annenin hayatlarını izlemeye başlıyoruz. Bu sürükleyici diziyi kaçırmayın deriz!

Sergi – Underground Images

Hayatın stresinden yorulduysanız ve bir mola verip kendinizi dinlemek istiyorsanız bu sergi tam size göre! CKM, Amerika’daki metro istasyonlarında kullanılan afişlerin yer alacağı “Underground Images” sergisine ev sahipliği yapıyor. Amerika’nın metro istasyonlarında sergilenmek üzere “School Of Visual Arts” tasarımcıları tarafından ortaya koyulan 70 tane farklı afiş tasarımını bu sergiye gelerek gezebilirsiniz. Sergi, New York’taki tasarım okulu School Of Visual Arts ile Yeditepe Üniversitesi’nin işbirliği ile gerçekleşiyor. Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde 18 Şubat’ta sergilenmeye başlanan bu sergiyi 8 Mart’a kadar gezebilirsiniz. Mutlu haftalar!

Tiyatro – Öylesine Hikayeler

Öylesine Hikayeler, modern meddah tarzındaki eser, Kemal Başar’ın sahnede ve seyircinin arasında Hakkı Ergök’ün çağdaş öykülerini anlattığı; hepimizin çocukluğundan, gençliğinden, bugününden, yarınından bir şeyler bulabileceği özgün bir yapım. Sanatçılar albümlerinden şarkıları da seyirciyle birlikte söylüyor. İstanbul’un kalbindeki Grand Pera’da, kendinizi canlı müzik, edebiyat ve tiyatronun uyumuna bırakacağınız, seyircinin de katıldığı interaktif bir eser. Siz de bu eserin bir parçası olmak isterseniz bu hafta “Öylesine Hikayeler” diyelim!

Konser – Altın Gün

Altın Gün, 70’li yılların Türk Halk Müziklerini tekrardan yorumlamak adına Hollanda’da kurulmuş bir Rock grubu. Farklı milletlerden müzisyenler bulunduran grup Neşet Ertaş’tan Selda Bağcan’a, Türkiye’deki birçok önemli müzisyenin şarkılarını ustalıkla yorumluyorlar. Geçtiğimiz aylarda 62. Grammy Ödüllerinde “En İyi Dünya Müziği” dalında aday olan grup bu sayede sesini daha geniş kitlelere duyurma fırsatı yakaladı. Altın Gün 28 ve 29 Şubat gecesi Babylon’a geliyor. Bol bol göbek atacağınız bu konserde iyi eğlenceler dileriz!

Bu Hafta #NeYapsak?

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format