Bu Hafta #NeYapsak?


Kafe – Kase No: 16

Bu hafta Nişantaşı’nın sağlık köşesi “Kase No: 16”dayız. Kase deyince aklınıza sadece çorba ve salata çeşitleri gelmesin; Çin mutfağından Hint yemeklerine kadar uzanan 12 farklı kase burada sizi bekliyor. Menülerin en güzel tarafı sadece 12 çeşit olmasına rağmen her kasenin bir diğerinden epey farklı olması. Bir kasede garnitür olarak bebek patatesle karşılaşırken, diğerinde ballı zencefilli patates püresi bulabiliyorsunuz. Menüdeki başlangıçlara dair ufak bir uyarı yapalım: Kaseler oldukça doyurucu! Bizim favorimiz “Kış Kasesi” ve “Falafel Kasesi”. Her gün aynı öğle yemeğini yiyormuş gibi hissediyoranız Kas No: 16’yı mutlaka ziyaret edin, yaratıcı menüleri gününüze renk getirsin.

Dizi – Rise of Empire Ottoman

Bu hafta göğsümüzü kabartan ve İstanbul’un fethini anlatan Netflix dizisiyle karşınızdayız. Bir çağı kapatıp yeni bir çağ açan savaşı her yönüyle inceleyen ve anlatan bu dizi Türk tarihçileri Celal Şengör ve Emrah Safa Gürkan danışmanlığında yazılıyor. Yabancı birçok tarihçi ile de çalışılan dizi onların da yorumları ile ufak bir belgesel tadında ilerliyor. Dünyanın çeşitli bölgelerinden kaynak alınarak hazırlanan dizi, fetihi objektif ve buz dağının görünmeyen kısmını da anlatarak ele alıyor. Tuba Büyüküstün, Cem Yiğit Üzümoğlu, Selim Bayraktar, Birkan Sokullu ve Osman Sonant’ın kendileri tarafından seslendirilen dizi İngilizce olarak karşımıza çıkıyor. Çok yönlü bakış açısı ve doğru bilgiler kullanarak hazırlanan dizi, tarih sahnesinin belki de en önemli savaşını bize izlenmesi en zevkli şekilde sunuyor. Hepinize iyi seyirler!

Kitap – Serenad

Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay olsun bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın hep insan olduğu gerçeğini gözler önüne sererken insanın seçimlerinde özgür olduğuna birçok kez dikkat çekiyor. ” Oysa hayat karmaşık yollardan oluşuyordu, hangisine gideceğine de her insan kendisi karar veriyordu. ” Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad’ta Zülfü Livaneli’nin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine bizimle: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz dengesi… İyi okumalar!

Film – Bedenimi Kaybettim

Jérémy Clapin tarafından yönetilen Fransız fantastik dram animasyon filmi 2019 yılında Cannes Film Festivali’nde “Uluslararası Eleştirmenler Haftası” bölümünde prömiyer yaptı. Burada “Nespresso Büyük Ödülü”nü kazandı ve bölüm tarihinde bunu başaran ilk animasyon filmi oldu. Filmimizin yarısı gerilim diğer yarısı ise dram şeklinde ilerliyor. Birbirine zıt gözüken iki unsuru birbirinden uzak bir noktada işlemeye başlayıp daha sonra hepsini tek bir noktaya toplayarak karşımıza çıkarıyor. Film, ana karakterimizin çocukluk hatıraları ve yakın zaman arasında gidip durduğumuz süre boyunca izleyiciyi farklı noktalarda yakalayabiliyor. Filmin sıra dışı tarzı ve teması ise size “Ne izledim ben?” dedirtecek lezzette. Filmin size vermeye çalıştığı kaybettiklerimizin bizden asla tamamen kopmadığı gibi bir mesaj. Ara sıra film izleyenlerdenseniz bu film sizin için akıcı geçmeyebilir. Yine de herkesin hayatında en az bir kez izlemesi gerektiğini düşünüyoruz. Keyifli seyirler!

Tiyatro – Kral Lear

William Shakespeare tarafından kaleme alınan; Haluk Bilginer’in başrol oyuncusu olup aynı zamanda eserin çevirmenliğini yaptığı, Muharrem Özcan’ın yönettiği 2 perdelik ve 140 dakika olan bu oyunda; yaşlanan ve iktidarını kaybeden bir Kral’ın hikayesi ele alınır. Gücünü kaybeden Kral Lear; topraklarını çocukları arasında paylaştırmasının ardından çocukları tarafından kötü muamele görmeye başlar. Bu durum onu çok etkiler, çocuklarını ve kendisini sorgulamaya başlar. “Ben Lear değilim heralde! Böyle mi yürür Lear? Böyle mi konuşur? Gözleri nerede? Ya anlayışı kalmadı ya da zihni uyuştu. Uyanık mıyım acaba?” İktidarın kendisiyken ihanete uğrayan Kral’ın trajedisini anlatan oyun; muhteşem oyuncu kadrosuyla 3-4 ve 17-18 Şubat tarihlerinde Oyun Atölyesi’nde sahnede olacaktır. İyi seyirler dileriz!

Sergi – Fa Sergisi

Prof. Dr. Fikret Akata’nın yağlı boya eserlerinden oluşan Fa Sergisi, DenizBank bünyesinde bulunan GaleriDeniz’de sanatseverlerle buluşuyor. Çocukluk yıllarından bu yana ilgi duyduğu resim alanında imza attığı eserleri sanatseverlerle buluşturan Fikret Akata, Fa Sergisi’nin kariyerindeki en özel projelerden biri olduğunu söylüyor. Müziği ve resmi aynı tuvalde buluşturan Fa Sergisi’ni 31 Ocak tarihine kadar ziyaret edebilirsiniz!

Konser – Mehmet Erdem

Güçlü sesi ve eşsiz şarkı yorumlarıyla ün yapan, aynı zamanda şarkılarına duyguları yansıtarak çoğu kişinin iç sesine tercüman olan Mehmet Erdem, 31 Ocak Cuma günü saat 22.30’da IF Performance Hall Ataşehir’de sahneye çıkıyor. Haftanın yorgunluğunu atmak için harika bir etkinlik olabilir. İyi eğlenceler!

Bu Hafta #NeYapsak?

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format