Bu Hafta #NeYapsak?


Kafe – Coffeetopia

Bu haftaki rotamız sıcacık kahveleriyle içimizi ısıtacak Coffeetopia. Üç katlı olup bir o kadar da ufak olan şirin tasarımı ile birlikte eminiz ki enfes kahvelerinın tadı damağınızda kalacak. Özenle hazırlanmış menüsü size her kahvenin ayrı ayrı sertlik derecesini sunuyor ve böylece alacağınız kahveyi damağınıza göre seçmenizi kolaylaştırıyor. Coffeetopia’nın kahvelerini diğer kahvelerden ayıran özellik şüphesiz ki kendilerine has ürettikleri kahve çekirdekleri. Bu kahve çekirdekleri kahvelerine ayrı bir koku ve tat katıyor. Bizim tercihimiz orta sertlikte bir Cortado oldu. Eğer siz de kahve çekirdeklerinin buram buram kokusu ile güzel bir kahve kaçamağı yapmak isterseniz bu şirin kafeye uğrayın deriz.

Kitap – Z: Bir Kuşağı Anlamak

Türkiye’de “kuşak çalışmaları” denince akla gelen ilk isim olan Evrim Kuran, kitabında biz Z Kuşağı’nı ve önceki kuşakların Z Kuşağı’nı  daha iyi anlamamızı sağlıyor. Bunu ekibiyle beraber uzun zaman süren ve yüksek bütçeli araştırmalarını bize aktararak yapıyor. Gençlerin üzerinde aileden çok, kendi yetiştikleri sosyal çevrenin ve zamanın gerçeklerinin etkisinin olduğunu vurguluyor kendisi. Yoksul kesim ve zengin kesimde araştırmalarını gerçekleştiren Evrim Kuran ve ekibi, bazı ortak noktaların yanı sıra uçurumların da olduğunu araştırma sonuçlarıyla kanıtlıyorlar. Kendi kuşağımızı daha iyi anlamamızın yanı sıra bizim gibi olmayanları da tanıma fırsatı veriyor ve hepimizin aynı fırsatları hak ettiğini hatırlatıyor. Uzun lafın kısası Z Kuşağı hakkında her yönüyle bilgiler edinebileceğiniz, birinci elden araştırmaları içeren kitabı okumanızı hem kendinizi keşfetmeniz hem de günümüz gerçeklerini farkına varmanız için tavsiye ediyoruz.

Film – Ateşböceklerinin Mezarı

Dünyaca ünlü Japon manga ve anime sanatçısı Hayao Miyazak’nin kültleşmiş bir anime filmi olan Ateşböceklerinin Mezarı, 2. Dünya Savaşı Japonyası’nda geçen bir çocukluk öyküsüdür. Film, iki kardeş etrafında ilerlerken dönemin toplumsal karmaşasını, yaşanan kayıpları, açlık ve sefilliği de anlatıyor. Aslında sarılamayan yaraların bir nebze tasviri aktarılmış. Filmin içindeki bazı objelere derin anlamlar verilmesi de izleyiciyi etkileyen faktörlerden bir tanesi. Bir şeker kutusunun neler sakladığını asla bilemiyorsunuz. Savaşın bütün kaosunu ve ardında getirdiği yoksulluğu çocukların masumiyeti üzerinden anlatan film, bu çelişkiyi kullanarak sağlam bir darbe vuruyor yüzümüze. İzledikten sonra filmin adını biraz çözeceğiniz ve yüzünüzde sıcak tebessümler yaratacak olmasının yanında vicdanınıza dokunabilecek bu filmi bütün insanlığa tavsiye ediyoruz.

Dizi – Person of Interest

11 Eylül’den sonra ABD hükümeti terör eylemlerine karşı daha güçlü bir önlem almak için herhangi bir terör eylemi gerçekleşmeden önlenebilmesini sağlayan, herkesi dinleyen ve gözetleyen bir makine üretiyor. Ancak bu makine herkesi izlediği için sadece terör suçlarını değil, günlük hayatta gerçekleşen diğer suçları da tespit edebiliyor. Hükümet bunları pek önemsemese de makinenin üreticisi Harold Finch, önemsiz insanların da hayatlarını kurtarabilmek için harekete geçiyor. Kendine bir ekip oluşturan Finch şehirdeki suçların önüne geçmeye çalışıyor. Sezonlar ilerledikçe giderek derinleşen senaryosuyla dizi sizi kendine çekiyor. Mükemmel sezon finalleriyle birlikte Person of Interest, kesinlikle izlenmesi gereken dizilerden bir tanesi, izlemenizi tavsiye ederiz!

Sergi – Motiften Soyuta

Bu hafta ki sanat rotamız 3 Ocak’ta Ziraat Bankası Tünel Sanat Galerisi’nde sergilenmeye başlanan Ayşin Cebeci’nin “Motiften Soyuta” adlı resim sergisi. Geçmişten günümüze insanlığın bulunduğu coğrafya ve geleneklerle bağlantılı olarak insanoğlunun yarattığı motiflerden etkilenerek gerçekleştirdiği eserler sergisinde yer alıyor. Ayşin Cebeci sergisiyle alakalı olarak, “Geleneksel motifler insanlığa ait bir kültür mirasıdır. Bu mirası geleceğe aktarmak için sanat da aracı olabilir.” ifadelerini kullanıyor. 17 Ocak’a kadar sürecek olan bu sergiyi Beyoğlu’ndaki Tünel Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilir, eserlerdeki derinliği görebilirsiniz. Bu sergiyi gezmenizi tavsiye eder, mutlu ve bol sanatlı bir hafta dileriz.

Tiyatro – Merhaba

Genco Erkal 60. sanat yılında, Dostlar Tiyatrosu’nun kuruluşunun 50. yılı olan bu anlamlı dönemde “Merhaba” oyunu ile karşımıza çıkıyor. “Merhaba”, Genco Erkal’ın kariyerinin bir özeti sayılabilir ya da seyircilerine bir 60. yıl armağanı. Sahnede mısralar okumayı seven Genco, 1968’den beri Bertolt Brecht, 1973’ten beri Aziz Nesin, 1975’ten beri Nazım Hikmet, 2000’den beri Can Yücel’i sahneye taşıdı. Bu isimlerin ortak özellikleri etik/politik duruşları ve 60-70 yıl önce yazdıkları eserlerin güncelliği. Öte yandan, Erkal “Merhaba”da yeni bir isim katıyor repertuvarına: William Shakespeare. Tüm yazarların yanı sıra oyunun asıl akışını belirleyen iki isim Brecht ve Nazım Hikmet. Oyun, Brechtyen tiyatronun biçemini ve içeriğini Nazım Hikmet ile sembolize olan şiir tiyatrosunun estetiği ile harmanlıyor. Oyunun açılışı, oyunla aynı adı taşıyan bir Siz de Genco Erkal’ın şiirleri adeta sahneye taşıdığı performansı izlemek için bir “Merhaba” demeye uğrayın deriz.

Konser – Bulutsuzluk Özlemi

Türkiye’nin önde gelen Rock gruplarından olan Bulutsuzluk Özlemi 16 Ocak Perşembe günü IF Beşiktaş sahnesinde! 35 yılı aşkın süredir ülkemizde müzik yapan grup hala geniş kitlelere hitap edebilmektedir. Artık klasik haline gelmiş Bulutsuzluk Özlemi şarkılarını dinlemek isterseniz sizleri perşembe akşamı IF Beşiktaş sahnesine bekleriz.

Bu Hafta #NeYapsak?

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format