Bu Hafta #NeYapsak?


Kafe – Asuman

Merhaba arkadaşlar, sizi bu haftaki rotamız olan Kadıköy’ün gözde mekanlarından Asuman’a davet ediyoruz. Menüdeki tatlı adlarının Asuman, Mualla, Ferhunde, Feride, Feraye, Müjgan, Perihan gibi nostaljik kadın isimlerinden olması da kafeye ayrı bir sempatiklik katıyor. İlk olarak çikolataya doyamayanlara mekanın en meşhur tatlısı olan “Doyumluk Asuman”ı tavsiye ediyoruz. Bir kase çikolata içinde küçük parçalı bisküvi ile beraber olan çilek, damağınızın unutamayacağı bir lezzet şöleni oluşturuyor. Aradığı lezzeti hafif tatlarda bulmak isteyenler için tabiki tavsiyemiz “Ferhunde”. Muhteşem keki ve el yapımı dondurmasıyla beklentinizi karşılamaya hazır. Siz de bu güzel tatları denemek isterseniz Asuman’a uğrayın deriz!

Kitap – Zaman Makinesi

Bilim kurgu sevenler, bu kitabı okurken kendinizi 802.701 yılında bulacaksınız! Herbert George Wells’in kaleme aldığı ve bilim kurgu edebiyatının öncülerinden sayılan bu romanda, bir zaman gezgini, icat ettiği zaman makinesiyle Victoria Dönemi Londra’sından geleceğin İngiltere’sini ziyarete gider. Zaman gezgini, binlerce yıl sonra dünyada yaşayan ve iki farklı türde insan dışı yaratıklarla tanışır. Bunlar yeryüzünde yaşayan ve rahat bir hayat süren “Eloi”lar ve yeraltında gizemli bir şekilde yaşayan “Morlock”lardır. Wells bu kitapta Victoria döneminin İngiltere’sinde yoksullar ile varsıllar arasında giderek büyüyen uçuruma değinir ve toplumsal adaletsizliğin devam etmesi halinde oluşacak felaketlere dair gelecekten bize uyarılarda bulunur. Ve son olarak “İnsan hayatı,” der Wells, “evrenin akışı içindeki bir girdap gibi, yanıltıcı bir şekilde sakindir; bilimse insanın karanlığa yaktığı bir kibrittir ve kibritin ateşi, karanlığın sandığımızdan daha da karanlık olduğunu gösterir.” İyi okumalar!   

Film – The Danish Girl              

Bazı şeyler “göründüğü” gibi olmayabilir.
Bu haftaki film önerimiz dünyanın ilk transseksüelinin hayatının anlatıldığı, The Danish Girl. Lili Elbe sadece ressam yönüyle değil, bedeniyle ilgili verdiği kararlarla da adını tarihe yazdıracaktı. 20’li yıllarda her ikisi de ressam olan Einar ve Gerda Wegener çiftinin mutlu bir evlilikleri vardı. Einar, manzara resimleriyle şöhret edinmiş saygın bir ressamken Gerda ise portre çalışmaları yapmakta, ancak resimlerini pazarlamakta zorlanmaktadır. Einar’ın başarılı kariyeri onların yaşamakta oldukları Kopenhag’ın sosyetesinde de yer almalarını sağlamıştır. Günün birinde Gerda’nın modeli gecikince Einar onun yerini alır, fakat giydiği kadın kıyafetleri çocukluğundan beri bastırdığı dürtülerin su yüzüne çıkmasına neden olur. Einar eşine Lili adlı bir kadınmış gibi modellik yapmaya başladıktan sonra ikili arasında önce oyun edasıyla gelişen süreç zamanla Einar’ın cinsel kimliğini sorgulamaya başlamasını sağlar. Cinsiyet değiştirme operasyonu uygulanan ilk insan olarak tarihe geçen Einar Wegener yani Lili Elbe’nin gerçek hikayesinden uyarlanan filmde, Eddie Redmayne ve Alicia Vikander’in oyunculuklarının şapka çıkarılacak türden olduklarını söylemek gerekiyor.

Dizi – Mind Hunter

2 FBI ajanının anılarını yazdığı ‘‘Mind Hunter: Inside FBI’s Elite Social Crime Unit’’ kitabından uyarlanan bu dizi gerçeği bizlere olduğu gibi aktarıyor. 70’li yıllarda geçen bu dizide Holden Ford ve Bill Tench adındaki 2 FBI ajanı seri katillerle yüz yüze görüşerek onların bu suçları işleme sebeplerini anlamaya çalışıyorlar. Aynı zamanda kendi özel hayatlarındaki sıkıntılara da çözüm bulmaya çalışıyorlar. Sosyolojik ve psikolojik yönden oldukça ağır sahneleri olan bu dizi üst düzey oyunculuklarıyla bizi kendisine çekiyor.

Sergi – İki Arşiv, Bir Seçki: Ara Güler’in izinde İstanbul

İstanbul Modern ve Ara Güler Müzesi işbirliğiyle hazırlanan sergi, kentin 20. yüzyılın ortasından bu yana yaşadığı değişimi gözler önüne seriyor. Hem İstanbul’un değişimini hem de Ara Güler’in sanatının nasıl geliştiğini gösteren bu harika sergiyi gezmek için son günleriniz. İstanbul’a farklı bir gözle bakmanızı sağlayacak ve bol bol geçmişte yaşamayı dileyeceğiniz sergiyi 8 Aralık’a kadar İstanbul Modern’de gezebilirsiniz.

Tiyatro – Temiz Şehir

23. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında sahne alacak olan “Temiz Şehir” oyunu Yunanistan’ın yaşadığı ekonomik krizden sonra halkın bir kısmının günah keçisi ilan ettiği göçmenler ve mültecilerden bahsediyor. Oyun, “temizlik” ve “ötekilik” kavramlarından yola çıkarak, otuz yılı aşkın süredir Yunanistan’da temizlikçi olarak çalışan kadınların yaşam öyküleri üzerine kurgulanıyor. Evimizin mahrem yerlerine kadar soktuğumuz kadınlar; Yunanistan’ı nasıl görüyorlar, ekonomik krizden ne kadar etkilendiler, ne ölçüde asimile oldular ve ne ölçüde hala yabancılar gibi sorulara cevap arayan oyunu 30 Kasım ve 1 Aralık tarihlerinde Zorlu PSM’de izleyebilirsiniz. İyi seyirler dileriz!

Konser – Mac DeMarco

“Chamber of Reflection”, “My Kind of Woman” ve “Salad Days” gibi yıllar geçse de tadını hiç kaybetmeyen şarkılara imza atan Indie Rock efsanesi Mac DeMarco ilk kez Türkiye’de! Salon İKSV’nin “Gezgin Salon” etkinliği kapsamında 30 Kasım’da Volkswagen Arena’da sahne alacak olan Mac DeMarco ile müziğin içinde kaybolmaya hazır olun! Öncesinde ise Los Bitchos’un harika ritimleriyle kendinizi kaybedeceğiniz ve ardından da “Büyük Ev Ablukada” ile kendinizi dans etmekten alıkoyamayacağınız harika bir gece sizi bekliyor!


Like it? Share with your friends!

52

Bu Hafta #NeYapsak?

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format