Bonzie Colson Röportajı


1- NBA’de çaylak sezonundan sonra Türkiye’ye geldin ve Darüşşafaka’nın senin kariyerinin başlangıcı olduğunu söyleyebiliriz. Peki, profesyonel kariyerine başladıktan sonra ne değişti?

Buraya geldiğimden beri oyun hakkındaki genel bilgim arttı. Hücum ve savunmadaki farklı yorumlamaları anlıyorum. Sabırlı kalıyorum, acele etmiyorum. Oyunun bana gelmesine izin veriyorum.  

2- Basketbol oynamaya nasıl başladın? Neden bu spor dalını seçtin? Eğer basketbol oynamasaydın hangi branşı seçmek isterdin? 

Ben basketbol oyununun içine doğdum. Babam üniversitede basketbol koçuydu ve bildiğim her şeyi bana o öğretti. Kendisi de basketbol oynamış birisi. Hep basketbolla iç içeydim. Bu sebeple basketbol dışında başka spor dalında oynamazdım diye düşünüyorum.

3- Hepimiz NBA’in farklı bir lig olduğunu biliyoruz. NBA’de skor yapmak, savunma yapmaktan daha önemli. Bu nedenle, yeni oyun stratejisine ayak uydurmak senin için zor oldu mu?

Evet, buradaki oynama şekli Amerika’dan tamamen farklı. Buradaki oyuncuların basketbol oynama şekline uyum sağlamam biraz zamanımı aldı. Aynı zamanda burada NBA’den daha farklı kurallar var. Ama buradaki oyun şeklini anladığımda her şeye uyum sağladım. Sonrasında da daha rahat ve daha iyi oynamaya başladım.  

4- Eurocup sezonu Darüşşafaka için harika başlamadı.(5 galibiyet – 5 mağlubiyet) Eğer sezonu baştan oynayabilseydin neyi değiştirirdin? 

Gerçekten hiçbir şeyi değiştirmezdim. Bu oyunda hatalar yapabilirsin ve her maçı kazanmazsın. Ancak hatalarımdan ve kaybettiğimiz maçlardan öğrenmeye çalışıyorum. Bu maçlarımızdan ders çıkarmak benim için çok önemli. Bu sebeple maçları sonrasında tekrar izliyorum ve yanlış yaptıklarımdan öğrenmeye, onları geliştirmeye çalışıyorum.

5- Bir oyunu kaybettikten sonra motivasyonunu nasıl düşürmüyorsun?

Basketbol oyununu çok seviyorum, kazandığımızda ya da kaybettiğimizde. Daha önce söylediğim gibi tüm oyunları kazanamazsınız. Bir oyunu kaybettiğinizde devam etmek ve diğeri için hazırlanmak zorundasınız çünkü aynı hafta içerisinde bir başka maçınız daha var. Ayrıca sezonda içerisinde de birçok oyun var, her kaybettikten sonra üzülmezsiniz. Oynadığım her oyun ailem için, beni motive edenlerden biri de bu. Onlar için çok çabalıyorum ve oynarken elinden gelen her şeyi yapıyorum. Böylece bir gün onlara ne isterlerse verebilirim.(Ev, araba vb.)

6- Bir oyunda benched(kenara alınmış) edildiğinde ne düşünüyorsun?

Takımımın kazanmasına yardımcı olmak için daha iyi neler yapabileceğimi düşünüyorum. Benchteyken, diğer takımdaki her oyuncunun hareketlerini izlemeye odaklanıyor, böylece oraya geri döndüğümde onları durdurmak için elimden geleni yapabiliyorum. Ayrıca, takım arkadaşlarımı en iyilerini yapabilmeleri için bağırıp motive ediyor ve cesaretlendiriyorum. Her şey yolunda gittiğinde ise tezahürat yapıyor ve alkışlıyorum.

7- Sezonun geri kalanı için kişisel beklentilerin neler? Neyi başarmayı hedefliyorsun? 

Eurocup’ı ve Türkiye Ligi’ni kazanmak istiyorum. Başarılı bir yıl geçirmek, hücumda ve savunmada iyi oynamaya devam etmek istiyorum. Harika bir takım oyuncusu olmak, hücumda sayı yapmaya devam etmek ve mükemmel bir savunma oyuncusu olmak da hedeflerim arasında.

8- Hedeflerine ulaşmada yardımcı olan en iyi alışkanlığın ne?

Ben çok batıl inançlı biriyim, her oyundan önce aynı rutinim var. Odaklanmama yardımcı oluyor. Aynı şarkıları dinlerim ve her oyundan önce babama mesaj atarım. Aynı şekilde, maçtan önce sağlık için ve maçı kazanmak için dua da ederim.

9- Antrenman sırasında yapmaktan hoşlanmadığın şeyler neler? 

Antrenman hakkında hoşlanmadığım bir şey yok. Gelişme kaydetmeyi ve sonuçlarını görmeyi seviyorum. Basketbol oyununu da çok seviyorum, bu sebeple onun etrafında olduğumda mutlu oluyorum.

10- Senin için Daçka’da oynamaya başlayalı çoktan üç ay oldu. Rahat hissediyor musun? İçinde buraya ait olmadığını düşündüren herhangi bir his var mı? Sadece takımını kastetmiyorum, Türkiye’de olmak da. Bildiğin üzere Amerika ve Türkiye farklı kültürlere sahip. 

Evet, burada rahatım. Türkiye düşündüğümden çok daha iyi. Türkçe bazı kalıpları öğrenmeye çalışıyorum ama oldukça zor. Çok iyi yemekleriniz var, buna şaşırmıştım. Baklavayı çok seviyorum, buradaki favori yiyeceklerimden biri.

11- Oyun stratejini geliştirirken rol model olarak baktığın bir oyuncu var mıydı? 

Babam benim rol modelim. Dediğim gibi bana basketbol hakkında bildiğim her şeyi o öğretti. Bu yüzden forma numarası olarak 50 giyiyorum. Kendisi bu numarayı üniversitede basketbol oynarken giymiş.• Antrenörünün sana verdiği, her zaman hatırlayacağın bir tavsiye var mı?

“Her oyunuzu son oyununuzmuş gibi oynayın ve maçtan sonra pişman olmamak için elinizden gelenin en iyisini yapın.”

13- Hem üniversite eğitiminde hem basketbolda nasıl başarılı oldun? Çoğu okuyucumuz üniversite öğrencisi olduğu için bu sorunun cevabı bizim için çok anlam ifade ediyor.

Üniversitede harika takım arkadaşlarım ve koçlarım vardı, bu da bugün olduğum oyuncu olmamı sağladı. Ayrıca, her antrenmandan sonra maçtaki rolüm üzerinde çalışıyor, olabileceğim en iyi oyuncu olmaya çabalıyordum.


Like it? Share with your friends!

28

Bonzie Colson Röportajı

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format