Bakış Açınızı Değiştirecek 5 Siyah Beyaz Film


Twelve Angry Men

20. yüzyıl Amerikası, babasını öldürmekten suçlanan siyahi bir genç çocuk ve birbirlerinden bağımsız hayatlar yaşarken mahkemeye jüri olarak çağrılan on iki adam… Duruşmayı dinledikten sonra karar vermek için odaya çekilen bu jüri üyeleri için olay basittir, çocuk babasını öldürmüştür. Kesin karar için tam oy gerekmektedir yani bütün üyelerin suçlu veya suçsuz oyu kullanmalıdır. Oylama yapılır ve herkes suçlu oyu kullanır, bir kişi hariç. Bu noktadan sonra bir odanın içerisinde tıkılı kalan on iki adam, odadaki gerginliği de artması ile birlikte kendi yargıları ve geçmişleri ile de savaşmak zorunda kalacaklardır. Kendi başarısızlıkları ve öyküleri yüzünden bir çocuğu darağacına göndermenin yükünü birkaç saat içinde hepsi anlayacaktır. Size ön yargıların tehlikesi konusunda kesin bir uyarı veren ve tam bir klasik olan 1957 yapımı bu filmi listenin dışında tutmak haksızlık olurdu.

Rashomon

Ormanın içerisinde tesadüf eseri bir adamın kanlarla kaplı cesedi bulunur. Olayın başka bir faili olan adamın karısı da tecavüze uğramıştır. Bu olaya şahit olan ise üç kişi vardır. Bu üç şahidin biri gezgin, biri oduncu, diğer biri ise hayduttur. Olayın çözüme kavuşması için üçünün de hikâyesi ayrı ayrı dinlenmelidir. Tek sorun ise hiçbir hikâyenin birbiri ile örtüşmemesidir. Hepsi farklı ve bulanık bilgiler vermektedir. Aralarından birisi ise olay konusunda kesin olarak yalan söylemektedir fakat hangisi? Akira Kurosawa’nın bir başyapıtı olarak değerlendirilen Rashomon, önceki filmimiz gibi yargılarla olan savaşı anlatsa da hikâye bambaşkadır. Japon kültürünün de önemli ögelerini içeren eser 1950 yılında dünyaya sunulmuştur.

Citizen Kane

Türkçe’ye Yurttaş Kane olarak çevrilen eser, ölen bir iş adamının ölümünden önce söylediği bir şeyi gün yüzüne çıkarmaya çalışan bir muhabiri anlatıyor. Ünlü iş adamımız Charles Foster Kane gösterişli bir hayat için her şeye sahiptir; para, prestij, lüks, kadınlar… Beklenmeyen ölümünün ardında ise bir sır perdesi bırakmıştır. Ölmeden önce söylediği “Rosebud” sözü keşfedilmesi gereken bir şeylerin habercisidir. Gazeteci Jerry Thompson Foster ise dürtülerine karşı gelemeyerek bu sır perdesini karşısına almaya karar vermiştir. Yakın çevresinde kimse Kane’in ölmeden önceki sözünü bu sözünün anlamını bilmemektedir fakat bu sözcüğün arkasında Kane’in hem yaşamı hem de ölümüne dair gizemler saklıdır. Gazeteci Foster, Kane’in arkadaşları, ailesi, meslektaşları yani etrafındaki insanlar ile röportaj yapmaya başlar. Röportajlar devam ederken bütün taşlar yerine oturmaya başlayacaktır. Efsane yönetmen Orson Welles’in başyapıtı Citizen Kane dünya sinema kültüründe klasik olarak sayılan filmlerden bir tanesidir.

Eraserhead

Karakterimiz Henry Spencer, uzun zaman önceki ilişki yaşadıkları Mary’nin hamile olduğunu öğrenir ve onu kendi evine getirir. Bir süre sonra doğum zamanı gelir ve Mary doğumu yapar. Dünyaya gelen şey ise tam olarak bir insan sayılmaz. Doğumdan sonra Mary de evden kaçınca Spencer’in kâbusları yuvalarından çıkmaya karar verir. Yaratık olarak adlandırılabilecek bu bebek, hayal ürününden ibaret bir kadın ve tuhaf kapı komşusu ile bir başına kalır Spencer. 1977 yılında David Lynch’in kamerasından izlediğimiz Eraserhead, film dünyasında aykırı bir film olarak sayılabilecek şekilde yönetmenin ilk uzun metraj bir filmidir ve yeni bir sinema efsanesinin doğuşunu müjdeler.

Casablanca

2. Dünya savaşı sırasında Fas’ın Casablanca şehri, Nazi Almanyası’ndan kaçan Avrupalılar ile birlikte coşkulu bir hâle bürünmüştür. Rick Blaine, bu renkli şehrin en popüler barını işletmektedir. Bizim Rick işini keyifli keyifli sürdürürken bir gün eski aşkı Ilsa çıkagelir. Yanında ise direniş lideri kocası Victor Laszlo vardır. Amaçları önce Lizbon’a oradan da ABD’ye kaçmaktır. Rick ise bu kaçış için onlara yardımcı olabilecek tek kişidir. Rick’in kafasında ise Victor’un yakalanmasının veya ölmesinin çok da kötü olmayacağına dair fikirler dolaşmaktadır. Ilsa, Rick’in uzun zaman önce kalbine gömdüğü o büyük aşkıdır. Şimdi Rick belki de hayatının en büyük kararını almak üzeredir: Ya aşkı ellerinden kayıp gidecek ya da ondan sonsuza kadar nefret edecektir. 1942 yılına ait romantik/savaş filmi Michael Curtiz yönetmenliğinde ortaya çıkan bir kült filmdir.


Like it? Share with your friends!

15

Bakış Açınızı Değiştirecek 5 Siyah Beyaz Film

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format