UFAK TEFEK TARİH #22: Ellis Adası


Muhtemelen milyonlarca Amerikalının, atalarının ana vatanlarından Amerika’daki yepyeni evlerine geçtikleri bu ada ile bir bağlantısı vardır. Kayıtlar, tüm Amerikalıların yarısından fazlasının Ellis Adası’ndan geçen bir akrabasına sahip olduğunu gösteriyor.

1892’den 1954’e kadar Ellis Adası Amerika için bir göç yeriydi. On iki milyonu aşkın insan buraya yeni ülkedeki yeni hayatlarına başlamak için geldi. Birçoğunun çok az parası vardı ya da hiç yoktu. Bazıları hasta, bazıları ise kapının diğer tarafında onları bekleyen bir aileye sahipti. Hikayeler elbette çok ve çeşitlidir ancak hepsi anavatanlarında yaşadıklarından farklı ve daha iyi şeyler umuyordu.

Ada, Manhattan’ın güney ucunun hemen dışında, Özgürlük Anıtı ile görüş mesafesinde yer almakta. Aslında 1812 Savaşı’ndan hemen önce bir kıyı tahkimatı olarak hizmet etmek için yapılmıştı. Buraya gelen göçmenlere birinci veya ikinci sınıf bir bilete sahip oldukları için gerekli sınavlar gelişi güzel yapıldı ve az gecikmeyle Amerika’ya giriş izni verildi. Kasara altı yolcuları veya daha fakir olan yolcular daha sıkı incelemelere maruz kaldı ve apaçık hasta olmaları halinde girişleri reddedildi. Toplamda gelenlerin sadece %2’si ülkelerine geri gönderilmişti.

Federal hükümet, bu daha varlıklı yolcuların kurumlara, hastanelere ya da devlete yük olmayacağına inanıyordu. Bununla birlikte birinci ve ikinci sınıf yolcular hasta olup olmadıklarını veya yasal sorunların olup olmadığını daha fazla incelemek için Ellis Adası’na gönderildi.

Bu senaryo “kasara altı” veya üçüncü sınıf yolcular için çok farklıydı. Bu göçmenler, buhar teknelerinin dibine yakın olan kalabalık ve çoğu zaman sağlıksız koşullarda, çok az olanakla seyahat etmiş ve çoğu zaman Atlantik Okyanusu geçitleri sırasında kaba ranzalarında deniz tutmalarıyla uğraşmışlardı.

Ellis Adası Göçmen İstasyonu’nun açılmasından sadece beş yıl sonra hiç beklenmedik bir olayla karşılaşıldı. 15 Haziran 1897 sabahının erken saatlerinde, Ellis Adası’ndaki bir yangın Göçmen İstasyonu’nu tamamen yaktı. Can kaybı olmamasına rağmen 1855 yılına dayanan uzun yıllar süren Federal ve Eyalet göçmen kayıtları, onları koruyamayan çam yapılarıyla birlikte yandı. Bu kayıtların içinde Ellis Adası’na göçen insanların muazzam fotoğrafları da vardı. Bu fotoğraflar, Ellis Adası’nda 1892’den 1925’e kadar kayıt memuru olarak çalışmış Augustus Sherman tarafından çekilmişti.

Amerika Birleşik Devletleri Hazinesi, hızlı bir şekilde göç tesisinin onarılmasını emretti. Ellis Adası’nda inşa edilen gelecekteki tüm yapıların yanmaz olması gerekiyordu. 17 Aralık 1900’de yeni Ana Bina açıldı ve o gün 2,251 göçmen alındı.

Bugün, Ellis Adası bir Göçmenlik Müzesidir ve Ulusal Özgürlük Anıtı’nın bir parçasıdır. Ziyaretçiler, ana binada bulunan eserler, fotoğraflar, baskılar, videolar, interaktif görüntüler, sözlü tarihler ve geçici sergileri görebilecekleri turlar yapabilirler. Bu turlar geçmişe bir bakışın en nesnel faaliyetidir.

Amerikan Göçmen Onur Duvarı, Ellis Adası’ndan geçen 600.000 erkek ve kadının adını sergiliyor. Göçmenlerin torunları, akrabalarının adının duvara yerleştirilmesi için her biri için 100 dolar ödemiştir.
Konuklar, Göçmenlik Tarihi Merkezinde, 1892-1924 yılları arasında buraya gelen yüzlerce gemiden yolcu kayıtlarını inceleyebilirler. Gönüllüler, aradığınız kayıtları bulmanıza yardımcı olmak için hazırlar. Ellis Adası Yaşam Tiyatrosu, göçün zorlukları hakkında 30 dakikalık bir tiyatro prodüksiyonu sunuyor. Sunum, birkaç Ellis Adası göçmeninin sözlü tarihlerine dayanmaktadır.

Haftaya görüşmek üzere!

UFAK TEFEK TARİH #22: Ellis Adası

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format