UFAK TEFEK TARİH #19: Herkes Yediğini Gönderir


Merhaba arkadaşlar Ufak Tefek Tarih serimize Osmanlı’dan küçük bir hikaye ile devam ediyoruz. Sultan Selim zamanında, İran şahı kıymetli mücevherlerle süslü bir sandık hediye gönderiyor Sultan Selim’e. Sandık açılıyor. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkıyor fakat bir de pis bir koku yayılıyor. Dehşet bir koku, herkes burnunu tıkıyor. Neyse en alttaki bohçadan insan pisliği çıkıyor. Yani Osmanlı’ya acayip bir hakaret!

Cihan Padişahı emir veriyor: “Herkes düşünsün, buna ince bir şekilde cevap vermeliyiz.” Cihan Padişahı yine çözümü kendisi buluyor. Aynı şekilde değerli mücevher ve kumaşlarla süslü bir sandık hazırlatıyor. İçine o zamanın İstanbulu’nda imal edilen gül kokulu en nadide lokumlardan bir kutu hazırlatıyor, en altına da küçük bir pusula ve bir satır yazı gönderiyor. Şah sandığı açıyor. Açtıkça güzel bir koku ve en altta bir kutu lokum… Anlam veremiyor tabii. Bizim elçi yiyor önce, sonra oradakilere ikram ediyor. Kutunun içindeki pusulayı Şah okuyor: “Herkes yediğinden ikram eder!”

Osmanlı’nın ince zekasını göndermesini bir örnekle görmüş oluyoruz. Evet, arkadaşlar bu hafta kısa ama farklı bir şeyler yazdık haftaya görüşmek üzere!

UFAK TEFEK TARİH #19: Herkes Yediğini Gönderir

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format