UFAK TEFEK EDEBİYAT #41: Bugün Bende Bir Hal Var


Yarın sabah, güneşin doğumuna doğru sahile vursam kendimi. Yürüsem, yürüsem…

Unutana kadar yürüsem. Kimseler olmasa çakıllı yollarımda, çıkmasalar karşıma. Belki denizyıldızları çıkabilir, midyelere rastlamaya da varım. Yoldaş olabilirler bana günün ilk ışıklarında… En sevdiğim şarkıyı mırıldansam ve dalgalar eşlik etse. Rüzgarın tuzu dokunsa tenime, meltemler çarpsa yüzüme.

Otursam biraz. Çantamdan kitabımı çıkarsam, bir eski dönem kadını gibi zarif mısraları içinde yaşatan kitabımı. Kahve de yapmış olayım termosuma. Sevdiğim dizeler dökülsün dudaklarımdan: ‘’Mona Roza, bugün bende bir hal var.”

Kahvemin kokusunun mavilerden gelen tuzlu kokuyla yarıştığı tatlı dakikalarda şiiri sessizce okumaktan vazgeçsem, bağırsam dosdoğru sonsuza. Karşı adalardan duysalar beni, bir şiir de onlar söyleseler.

Kalkıp yürümeye devam etmek gerekir, güneş yükselmeden. Sahi, hayatın kendisi de böyledir ya. Zaman ilerlemeden devam etmek gerekir yaşamaya. Karşıma çıkan kayalıklar olsa, hoplaya zıplaya geçiversem, zorluklara meydan okurcasına.

Yarın sabah, güneşin doğumuna doğru yapılacak en güzel şeyin hayali bu fikrimde. Yürümeli, yürümeli… Kalpten esen meltemin yönüne doğru yürümeli.

UFAK TEFEK EDEBİYAT #41: Bugün Bende Bir Hal Var

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format