UFAK TEFEK EDEBİYAT #37: Kendi Halimde


Geçtiğimiz gece eve dönüş yolunda hafif esen rüzgarla birlikte birtakım düşüncelere tutuldum. Tek taraflı bir savaşa girme fikri, girer girmez zihnime tüm benliğimi sardı. Bu ‘’tüm dünyaya karşı ben tek’’ düşüncesini bir sağanağa yakalanıp temizlemeli miydim, yoksa tüm ihtimalleri bir an olsun unutup bu heyecanlı dünyaya bir adım mı atmalıydım? Bu beyaz yalan tadındaki tufana tutulmalı mıydım?

O yol, basit bir eve dönüş yolu değildi. Yalnızlığımın çok sevdiğim o varlığının koluna girmiş sevdiğim ritimlerle, karanlığın umutsuz umuduyla sakince yürüyordum. Sadece kendim vardım. Bütün ağırlıklar ben yürüdükçe ardımdan dökülüyor dökülüyordu. Tüm hafifletici sebepleri omuzlayıp güneşi sabahtan evvel gece için topluyordum. Yaşam karmaşasından sıkılan aklım, kalabalıktan çok yalnızlığa kaçıyordu. Hayır, asla ümitsiz bir yalnızlık değildi bu. O bir gece ki bu hislere dair yüzüm gözüm bulutlu, bir gece ki geleceğe dair umutlu. Bıraksalar tek başıma savaşacaktım koca evrenle. Ah, ne güzel bir geceydi o! Ardımda bırakıp alemleri, yürüdüğüm yalnızlığımın kolundaki kendimle.

UFAK TEFEK EDEBİYAT #37: Kendi Halimde

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format