UFAK TEFEK EDEBİYAT #15: Dört Duvar


Sıcak. Durduğun yerde terletecek kadar sıcak bir gün. Perdenin arkasından inat edercesine içeri girmeye çalışan güneş, perdedeki bir açıklıktan içeri girmenin yolunu buluyor. Ah şu eski perde… Defalarca kez sökülüp dikilmesine rağmen hala uslanmayan koca delik gün geçtikçe daha da büyüyor, artık vazgeçtim dikmekten. Belli ki o da halinden memnun. Perdenin bir kenarındaki danteller sökülmüş, her havalanışında iplikleri bacaklarımda geziniyor ama hissetmiyorum. Duvar çiçek açmış. Perdenin küçük çiçekleri güneşle gölge oyunu oynuyor. Herkes sırasını biliyor bu oyunda. Bir sıra küçük, bir sıra büyük çiçekler, arasında yapraklar… Rüzgar hafif hafif perdeyi kaldırdıkça çiçekler de oyunlarına başlıyor. Bakışlarımı duvardan çekip yukarı çevirdiğimde daha önce hiç fark etmediğim bir şeyi fark ettim. Çatının üzerindeki şekilleri her zaman bir şeylere benzetirdim ama bu seferki farklıydı. Sanki daha önce orada hiç var olmamış gibiydi. Ağacın yaş halkalarından çıkan şekil tıpkı bir kuşu andırıyordu. Onu ise peşi sıra bir başka kuş takip ediyordu. Birden üzerimdeki kapalı çatı bir gökyüzüne dönüşüverdi. Artık bulutları da görebiliyordum, hışırdayarak üzerimi gölgeleyen ağaç dallarını da. Kuşlar uçuyor, ben takip ediyorum. Ama yavaş yavaş görüntüler kayboluyor, yerini çatının sıradan dalga dalga desenlerine bırakıyor. İç içe geçmiş tahtaları izliyorum ama tahtalar boyaları dökülmüş duvarlara gelince son buluyor. Duvarlar… Her gün aynı yerlere bakıyorum. Boyası dökülmüş, yer yer rutubetlenmiş duvarlar. Onların şekilleri de her gün yeni bir anlam ifade ediyor benim için. Onlar benim hikayelerim. Köşeye yaslanmış, bir ayağının altına sıkıştırılmış kağıt parçasıyla anca ayakta duran tahta masanın kenarına bir çerçeve dayalı. Oymalı ahşaptan çerçevenin içinde eski bir fotoğraf duruyor. Sağda, fotoğraf canlılığını kaybetse bile göz alıcı kırmızı elbisesiyle annem; solda, saçları daha yeni yeni kırlaşmaya başlamış babam duruyor ve ortalarında küçüklüğümden beri çok sevdiğim mavi, arkası boyumu fazlasıyla aşan işlemeli koltukta ben oturuyorum. Şimdi ise o koltuk yatağımın hemen yanı başında, kenarına koltuk değneklerim yaslanmış bir şekilde öylece duruyor.


Like it? Share with your friends!

17

UFAK TEFEK EDEBİYAT #15: Dört Duvar

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format