Mutlaka Okumanız Gereken 7 Kitap


“Küçük Prens”, Antoine de Saint-Exupéry

 

Antoine de Saint-Exupéry tarafından New York’ta bir otel odasında yazılan “Küçük Prens”, yayımlandığı günden bu yana insanların elinden düşürmediği, raflarda yerini koruyan bir eserdir.

Gezegenindeki çiçeğiyle pek anlaşamadığı için biraz uzaklaşmaya karar veren, yolculuğu sırasında Dünya’ya da uğrayan Küçük Prens, Sahra Çölü’nde bir pilotla karşılaşır. İşte olan biteni de bu pilot anlatır bize. Kimdir Küçük Prens? Neden sürekli sorular sorar, çiçeğiyle neden anlaşamamıştır, gittiği diğer gezegenlerde kimlerle karşılaşmıştır ve neler öğrenmiştir?

Bu öyküyü dinlerken Küçük Prens’in yaşadıkları ve öğrendikleri sayesinde hayatımıza tekrar bakıyoruz ve yaşamı anlamlandırmada “ne kadar büyüdüğümüzü” görüyoruz. Küçük Prens’in de dediği gibi “Büyüklere her şeyi açıklamak gerekir zaten.”

“Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’’, Peyami Safa

Türk Edebiyatı’nda “insan ruhunun derinliklerinde dolaşan ilk roman” olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir. Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Tanpınar’ın da dediği gibi “acının ve ıstırabın yegâne kitabı” olarak kabul edilir. Romanın genç kahramanı, ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda, stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir. Ancak, gerek akrabaları olan bir Paşa’nın Erenköyü’ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde, gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur. Peyami Safa’nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman, hem umudu ve umutsuzluğu, hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor.

“Kürk Mantolu Madonna”, Sabahattin Ali

Sabahattin Ali’nin Türk Edebiyatına kazandırdığı en önemli eserlerden biri olan Kürk Mantolu Madonna’da bir yandan Raif Efendi’nin yaşadığı aşk, içsel yolculuk tadında anlatılırken bir yandan da karakterler hakkında psikolojik tahliller ve betimlemeler okuyucuya sunulmaktadır.

“Suç ve Ceza”, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Dostoyevski’nin en meşhur romanı olan “Suç ve Ceza” fakir bir hukuk fakültesi öğrencisi olan Raskolnikov’un tefeci bir kadını ve kardeşini öldürmesiyle ilerler.

Dostoyevski’nin ahlâk, suç, ceza, masumiyet, iyilik ve kötülük, Tanrı ve din gibi önemli konu ve kavramları işlediği metafizik romanlarından bir diğeridir…

 “Dönüşüm”, Kafka

Kimilerince uzun öykü kimilerince ise roman olarak değerlendirilen “Dönüşüm” Gregor Samsa’nın böcekleşmesi ile başlar.

Gregor Samsa’nın bir böceğe dönüşmesi, sistem içindeki çarkların bir dişlisi olan; eleştirmeyen, sorgulamayan, sadece boyun eğip, topluma uyan bir kişi olmaktan çıkıp, kendi bireyselliğini bulma ve dolayısıyla toplum dışına itilme anlamını taşır.

 “Bülbülü Öldürmek”, Harper Lee

Pulitzer ödüllü roman 1930’ların Alabama’sında ırkçılığı ve eşitsizliği ele alıyor ve eleştiriyordu ama garip bir biçimde “ırkçılık ve küfür” içerdiği için yasaklandı.

“Sefiller”,  Victor Hugo

Jan Valjan’ın bir ekmek çalmasıyla kürek mahkumu olması ama daha büyük hırsızların hiç bir cezaya çarptırılmamasını ve Fransız Devrimi sırasındaki Fransa’yı anlatıyor.

Mutlaka Okumanız Gereken 7 Kitap

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format