Fazla Şiirden Ölen Şair: Edip Cansever


Gün günden odamın şeklini alıyorum

İşliyorum bu iniltili varlığı yeniden

Kim bilir, duyuyorum yazgısını belki de

Kuru bir dal parçasını içinden yiye yiye

Dal olan bir böceğin

O garip yazgısını

Ne ölüme benzer ne ölümsüzlüğe.

Türk şiirinin usta kalemi, İkinci Yeni’nin öncü isimlerinden Edip Cansever bugün 90 yaşına girdi. Şiir onun için her şeydi. Öyle ki şiir dışında başka hiçbir eser vermemiş, kalemi eline almamıştır. Bir nevi şiir onun vatanıydı, vazgeçilmeziydi.

Sevda bir ateş buldu sende, eğilip öptü seni
Artık kimse denizi bilmiyor.

Şiirleriyle her zaman yeniyi arayan bir şair olan Cansever, şairlik hayatı boyunca hep çeşitliliği deneyen bir yazar oldu. Türkçeye yeni söyleyiş biçimleri katmaya çalıştı, bu amaçla çok sayıda çeşitli eser verdi. Şiirleri genelde imge bakımından kapalı olarak yani anlamsız şeklinde nitelendirildi. Ama aslında gerçek bir düşünce şairiydi o, şiirlerine bakıldığında topluma yol gösterdiğini, kendi imgeleriyle şiirlerini oluşturduğunu görebiliriz.

“Korkuya, sadece korkuya sığınmış olarak
Eskimiş, kurtlanmış ikonlarıyla kiliselerinin
Yalvaran bakışlarıyla – nasıl da sevimsiz –
En kötüsü, belki de en kötüsü
Bir duygu açlığıyla soluyarak
Parklara yerleşiyorlar, parkların
Onları çağıran köşelerine”

İkinci Yeni’nin öncülerinden biri olan şair, o dönemde sürekli tartışılan şiirin soyut bir hale geldiğini reddeder. Ona göre şiir somut bir olgudur, şiiri soyutlaştıran neden ise dilin kendisidir. Bir röportajında ise şöyle söylüyor Cansever:

“Şiir, insani değerlerden, ölümsüz özlerden, yaşam koşullarından, çağını yansıtmaktan kopmazlığıyla da somut bir olgudur. Ama kimi dönemlerde şiirin bu niteliği fark edilmeyebilir. Dil zorluğu, soyut araçlar, yeni şiir öğeleri bir engel olarak dikilebilir karşımıza! Soyut araçlardan yararlanması bakımından şiir de, mantık kurgusunun dışında kalamaz. İşte şiirin şiiri, düşüncenin düşünceyi somutlaması da budur bence. Öyleyse soyut dediğimiz şiirler, ne kapalı ne anlamsız ne de toplumcu olmayan şiirlerdir. Soyut şiir, olsa olsa daha yazılmamış bir şiirdir; bir de dediğimiz gibi yazılmış görünüp de, belli bir şiir düzeninde yer almamış, geleneğinden kopuk, geleceğe yönelmemiş, salt ozanını ilgilendiren her türlü şiir soyuttur.”

Edip Cansever’i Mayıs 1986’da kaybettik. Bu toplumun unutamayacağı nadide insanlardan biri olarak o cana dokunur şiirlerinle hatırlanacaksın hep güzel insan.

Neden mi öldü diye sorarsanız eğer, Cemal Süreya’nın da dediği gibi,

Yeşil ipek gömleğinin yakası
Büyük zamana düşer
Her şeyin fazlası zararlıdır ya
Fazla şiirden öldü Edip Cansever

Fazla Şiirden Ölen Şair: Edip Cansever

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format