Bu Hafta #NeYapsak?


Kafe – Atölye Kafası


Merhaba arkadaşlar, bugün kafe grubu olarak Balat’ta Atölye Kafası’na gittik. O kadar güzel hizmet vardı ki. Kafeye girdiğiniz an zaten ne kadar iyi hizmet verebileceklerini anlıyorsunuz. Biz çaylarını ve filtre kahvelerini çok beğendik ama içeceklerinden öte kafenin içi bizi daha çok cezbetti. Ahşap, tahta, Yeşilçam ve mizahi yazılarla derlenmiş olan kafe sürekli merakla etrafa baktırıyor. Masalarında Yeşilçam’ın efsanevi oyuncuları ve özdeşleşmiş cümleleri bulunuyor. Misal bizim masamızda “Sevgi neydi? “ vardı. Duvarlarında “İmkanı olan delirsin” gibi yazılara rastlayacak ve hafif bir tebessüm edeceksiniz. Mekanın sahibi olan Mert Erşahin nam-ı diğer Akustikadam’ın güzel sesiyle şarkı dinleme imkanı yakalayabilirsiniz. Ve mutlaka ahşap bölümünden bir şeyler alın, harika şeyler var. Sadece kahve içeceğiniz değil bütün vaktinizi geçirebileceğiniz bir yer. Tahtası eksiklerin atölyesi Atölye Kafası’nda bir gün rastlamak dileğiyle.

Film – V for Vendetta


1989‘da sadece bir çizgi roman olan bu eser, 2005 yılında Wachowski kardeşlerin yapımcılığını üstlenmesiyle, daha önce Matrix üçlemesinde yardımcı yönetmenlik yapan James McTeigue’ın yönetmenlik yaptığı bir sinema uyarlanmasına dönüşmüştür. Filmin teması 80’ler İngilteresi’nden izler taşıyan bir yakın gelecek tasarımıdır. Bir grup insanın bir örgüt yapısı oluşturup, İngiltere’yi faşizimle yönetmesi sebebiyle, 5 Kasım’da beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan “V” adlı kahraman halkın yönetime karşı ayaklanmasını istemektedir. Bu tarihte ortaya çıkmasının sebebi 5 Kasım 1605’teki barut komplosunda, İngiltere Parlamento Binası’nı havaya uçurmakla görevli olan Guy Fawkes’ın anısnı yaşatmak ama aynı zamanda yaptığı bu ihaneti unutturmamaktır. Film kısaca, V’nin bazı gizemli yanlarını, aşık olduğu kadın ile olan anılarını ve halkı nasıl ayaklandığının etkileyici hikayesini anlatıyor. Günümüzde “anonymous maskesi” olarak bilinen maskeyi kullanan V’nin maskesi aslında bazılarına göre tarihin en büyük teröristi sayılan, bazılarına göre iste bir kahraman ilan edilmiş Guy Fawkes’ın yüzünün bir çeşit simgesidir. Oyuncu kadrosunda ise Hugo Weaving ve Natalie Portman gibi sinema devlerinin bulunması filmin etkileyiciliğini arttrıtyor. Mutlaka izlemeniz gereken klasiklerden olduğunu söyleyebiliriz.

Kitap – Leyla ile Mecnun


Leyla ile Mecnun; aynı hastanede, aynı gün doğmuş ve aynı mahallede yaşayan iki gençtir. Mecnun, Leyla’yı ilk kez annesinin gününde görür. Dillere destan, uğruna çöllere düşülen bir aşk ilk görüşte başlar. Ne yazık ki, Leyla nişanlıdır fakat Mecnun da aşkından vazgeçmeyecektir. Hoop İsmail Abi, aşk olsun o öyle biri mi Hırsız Yavuz, Erdal Bakkal, Gözlüklü Çocuk Kaan, İskender Baba, Yedek Kamil ve Aksakallı Dede’nin yardımlarıyla Mecnun, Leyla’yı nişanlısından ayırmaya çalışır. Her denemesinin sonucu hüsran olsa da Mecnun vazgeçmez. Öyle ya, Leyla aşkın en doğal halinden etkilenir ve Mecnun Leyla’nın karşısına geçip konuşur. Asıl hikaye bu konuşmayla başlıyor. Birbirinden farklı bir sürü olayların birbirini izlediği Leyla ile Mecnun’u özetlemek biraz zor aslında. O geminin geleceğine inananların, sevdiği uğruna kendi çölünde kaybolanların hikayesi bu. Burak Aksak’ın harika kaleminden çıkan, en son Yılın Yıldızları ödül töreninde yılın en iyi kitabı olarak taçlandırılan bu kitabı kesinlikle okumanız gerekiyor.

Müze – Dolmabahçe Sarayı

Beşiktaş sahilinde batı tarzı mimarisiyle boğazdan geçen gemileri büyüleyen Dolmabahçe Sarayı’na gidiyoruz bugün. Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılan ve inşaatı tamamlandıktan sonra hanedanın oraya taşındığı Saray, Boğaz’a bitişik konumuyla gören her kişide keşke burayı bana devretseler hayali kurdurmaya yetiyor. Sarayın iç kısmı ise Harem, Selamlık ve Tören Salonu olmak üzere üç kısımdan oluşuyor. Osmanlı döneminde devlet adamlarının karşılandığı ve bayramlaşmaların yapıldığı Tören Salonu ise büyüklüğüyle ön plana çıkan bir avizeye ev sahipliği yapıyor. Sarayın girişinde ise ziyaretçileri Kristal Merdivenler karşılıyor. Tipik Türk evi yapılanmasıyla batı mimarisi üzerine inşa edilen Saray, Mavi, Kırmızı ve Pembe olmak üzere üç büyük ve görkemli salonu içinde barındırıyor. Atatürk’ün vefat ettiği oda ise o dönemdeki durumunu koruyor, odanın atmosferi ziyaretçileri etkileyerek onları duygulandırabiliyor. Sarayın genel olarak atmosferi ise bizi o döneme yolculuk ettirmeye yetiyor. Saray hakkında daha fazla bilgi vermek yerine hala gezmeyenleri oraya gitmeye davet ediyor, bu güzel yapıya bizzat şahit olmalarını tavsiye ediyoruz.

Tiyatro – Pencere

Oyun Atölyesi’nde sergilenen başrolünü Haluk Bilginer ve Esra Bezen Bilgin’in paylaştığı iki perdeli bir oyundur. Birlikte olmamaları gereken, farklı dünya görüşlerine sahip iki eski sevgili Tom ve Kyra… Uzun zaman sonra Kyra’nın evinde bir araya gelirler ve geçmişte konuşmaktan kaçtıkları konu ile yüzleşirler. Kyra, Tom’un verdiği sözü tutmaması üzerine onu terk eder ve küçük bir kasabaya yerleşerek öğretmenlik yapmaya başlar. Tom 3 yıl sonra Kyra’nın yaşadığı yeri bulur ve onu ziyaret eder. Tom parayla her şeyin olabileceğini düşünecek kadar bencil, kibirli, o eve de Kyra’yı geri götürmek için gelmiştir. Kyra ise kendi hedefleri doğrultusunda ilerleyen, paraya boyun eğmeyecek kadar idealleri olan güçlü bir kadın. Günümüzdeki kadın-erkek ilişkinlerinden izler görebileceğimiz bir tiyatro oyunu. Haluk Bilginer ve Esra Besen Bilgin’in büyük bir ustalıkla can verdikleri karakterler Tom ve Kyra yargılarından kurtulup birbirlerini affedecekler mi yoksa bu ziyaret onların son buluşması mı olacak? 11 -12- 13 Şubat’ta Kadıköy Moda’daki Oyun Atölyesinde

Konser – Edis

Konserlerde bu haftaki durağımız Edis. Edis Görgülü Türk şarkıcı ve şarkı yazarıdır. 1990 yılında Londra’da doğmuş ve sonrasında İzmir’de yaşamıştır. Üniversiteyi kazanınca ise İstanbul’a gelmiştir ve albüm hazırlamak için hemen çeşitli kişilerle iletişim kurmaya çalıştı ancak başarılı olamadı. Ardından ise oyunculuğa yöneldi.Dinle Sevgili (2011-12) ve Hayatımın Rolü (2012) dizilerinde rol almıştır. Aralık 2014’te ise çıkış singleı “Benim Ol”u yayımlayarak ün kazandı. Ardından yayımladığı “Dudak” (2016) ve “Çok Çok” (2017) da singleları da ilk singlea benzer şekilde Türkiye’de iki numara oldu. Ardından da Edis bir çok ödül kazanmıştır.Edis’in konserlerine gelirsek iyi gitmişim diyeceksiniz diyebilirim ki zaten bu şarkılarındanda anlaşılıyor. Şarkıları çok güzel bu da konsere ve izleyecilere yansıyor. Tabi şarkıları ezberleyip konserde söylemek daha keyifli oluyor. Sizde bu aralar çok sıkılıyorum diyorsanız adresiniz Haliç Kongre Merkezi. Edis 18 Ocak’ta orada sizleri bekliyor.


Like it? Share with your friends!

15

Bu Hafta #NeYapsak?

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format