Bu Hafta #NeYapsak?


Kafe-Viyana Kahvesi

Sıcak bir ortamı olan ve güzel müzikleriyle bizi karşılayan bir mekan olan Viyana Kahvesi, dizayn olarak da gayet güzeldi. Bizim en beğendiğimiz yönü mekanın konumuydu. Beşiktaş’ın en işlek yerinde bulunması gerçekten çok büyük bir artı. İçecek olarak fazla seçeneği bulunan mekanın ne yazık ki “Soğuk Çikolata” adını verdikleri içeceğini beğenemedik. Daha farklı beklentiyle aldığımız bu içecek, çikolatalı süt tadından başka bir tat vermedi. White chocolate mochayı beğendik tam istenildiği gibiydi. Son olarak fındık aromalı latte ise güzeldi fakat tercih ederek içeceğimiz bir içecek değildi. Genel olarak önereceğimiz bir mekan ve gidip terasta oturmanızı öneririz.

Film-Hedefim Sensin

Senaryosu Ata Demirer’e ait olan bu film bazı sahnelerde küfür içerse de sempatikliği ve doğallığı ile bir aile komedisi sayılabilir. Filmde; geçimini çiğ köfte satarak sağlayan, eşinin kendisini bir midyeciyle aldattığı, Adanalı Zekeriya Usta’nın başından geçen hem komik hem romantik hem de aksiyonlu bir olay anlatılıyor. Ata Demirer’in canlandırdığı Zekeriya Usta, gevezeliği yüzünden ortalığı birbirine katıyor ve farkına varmadan kendini bir mafya çatışması içine atmış oluyor. İstanbul’u terk etmek zorunda kalan Usta’nın ilk defa ayak bastığı Gökçeada, hayatı için adeta bir dönüm noktası oluyor. Demet Akbağ’ın canlandırdığı Hafize Hanım’la da burada karşılaşıyor ve bazı tesadüfler sonucu kaçmaya çalıştığı mafyalarla yolları kesişiyor. Yönetmen koltuğunda “Kocan Kadar Konuş”, “Görümce”, “Arif v 216” gibi filmlere imza atan Kıvanç Baruönü’nün oturduğu “Hedefim Sensin” filminin kadrosunda Tarık Ünlüoğlu, Gonca Vuslateri, İlker Aksum, Erkan Can gibi isimler de yer alıyor. Güzel bir kadro, iyi çalışılmış Ege şivesi, çekim kalitesi ve senaryonun klişeleşmiş Türk komedilerine benzememesi bizce bu filmi başarılı kılıyor. Aileniz veya arkadaşlarınızla bir komedi filmine gitmeyi düşünürseniz henüz vizyondan kalkmamışken izlemenizi öneririz.

Kitap-Hüyükteki Nar Ağacı

Traktörün tarıma girmesiyle birlikte işsiz kalan Memet’ten, yarıcılar ve mevsimlik işçilerin Çukurova’ya düşen gölgesinden bahsedelim. Köylerinden çıkıp iş bulmak için Çukurova’ya giden beş arkadaş onları nelerin beklediğini bilmeden Memet’in ablasının yanına giderler, hanım bunları sallamaz. Traktörler, makineler gelmiştir ve işçilerin hemen hepsi kovulmuştur. Geleceğin mesleği traktörlere şoförlük… Yolda ağaya rastlarlar. Ağanın bunları bir dövmediği kalır. Dönmeye karar verirler, dönüş yolunda Memet her gördüğü köye iş çıkar umuduyla gitmeleri gerektiğini söyler ama her seferinde elleri boş dönerler. Bol ağaçlı bir köy görürler, Hösük iyice fenalaşmış olan Yusuf’u taşırken Memet’e gider yapar çünkü her seferinde hayal kırıklığıyla ayrılırlar köylerden. Memet ısrar eder, giderler köye. Bu köy cennet gibi bir yerdir. İhtiyar bir kadın, yaşlı bir nar ağacından bahseder. Ağacın altında bir gece geçirenler iyileşir, dilekleri yerine gelirmiş. Ağacı bulmaya giderler fakat ağaç kurumuştur. Köye dönüş başladıkları gibi olur; umutla. Umut etmekten başka güç veren bir şey yoktur onlara. Buram buram Çukurova kokan Yaşar Kemal romanı, okuduğunuz yerden sizi Çukurova’nın dağlarında, ovalarında, köylerinde hissettirir. Sıtması bol, toprağı yangın Çukurova…Bir solukta okunacak bir kitap biz okuduk çok sevdik.

Sergi- Artrospektif Atölyesi

Bu hafta, kuruculuğunu Gül Yıldız ve Tevfik Adatepe’nin yaptığı ve Caddebostan Kültür Merkezi’nde sergilenen Artrospektif Atölyesi fotoğraf sergisini gezdik. Sergi, ışık ve gölgeyi kullanarak mümkün olduğunca sade bir şekilde fotoğrafları sanatseverlerle buluşturmayı amaçlıyor. Sergi; belirli bir temaya sahip olmasa da genel olarak insan ve geometri, sokak fotoğrafçılığı, gölge ve ışık gibi alanlara değiniyor. Dünyanın birçok yerinden bir araya getirilen fotoğraflar, gölge ve yalnızlığın arasındaki insan silüetini başarıyla ön plana çıkartıyor. 21 Aralık tarihinde başlayan sergi, 27 Aralık tarihine kadar devam edecek. Yolunuz düşerse uğrayıp keyif alacağınıza eminiz.

Tiyatro-Joseph K

DasDas’ın oyunlarından biri olan Joseph K, İngiliz yazar Tom Basden’ın kara mizah dolu bir “Dava” uyarlamasıdır. Joseph K bu oyunda, Franz Kafka’nın yüz yılı devirmesine rağmen zaman aşımına uğramayan Dava’sını yeniden görülmesi için modern dünyanın labirentlerine bırakılıyor. Kadroda; başrolde Mert Fırat olmak üzere, Didem Balçın, Özgün Aydın ve Onur Dilber bulunuyor. Tek perdeden oluşan oyun 90 dakika sürüyor. Her dakikasında güldüren oyun düşündürmeyi de ihmal etmiyor ve günlük hayatımızda karşılaştığımız pek çok soruna da parmak basıyor. Joseph K’yı 15-27 Aralık’ta ve 21-28-29 Ocak’ta DasDas Sahne’de izleyebilirsiniz.

Konser-Gazapizm

Anıl Acar ya da sahne adıyla Gazapizm 20 Temmuz 1988 tarihinde Elazığ’da doğdu.1997 yılında ailesiyle birlikte İzmir’e yerleşti. Burada Hip-Hop kültürüyle tanışmaya başladı. Lisede tanıştığı arkadaşlarıyla 2006 senesinde ilk rap albümünü yani “Az Kaldı”yı çıkarttı. Daha sonra işleri istediği gibi gitmemeye başladı ve 2009 senesinde psikolojik sorunlar yaşamaya başladı ama krizi fırsata çevirerek ismini bu durumdan alan Majör Depresyon albümünü çıkarttı. Beklenenin çok üstünde satış yapan bu albümle belli bir hayran kitlesi oluşturmaya başladı. Diğer rapçilerden farklı bir tarzda şarkı söyleyen ve daha çok sokaktaki hayatı anlatan sanatçı, bu şekilde çok daha geniş kitlelere hitap etti. Bu durum onu diğerlerinden farklı bir konuma getirdi. Sahne performansı da tüm bu durumları destekliyor. Sahnede kendinizi şarkının sözlerine kaptıracağınız sürükleyici atmosferiyle dikkat çekiyor, farklı bir deneyim yaşamınızı sağlıyor. Gazapizm’i canlı dinlemek isterseniz 28 Aralık Cuma günü Dorock XL Beşiktaş’ta sevenlerini bekliyor olacak. Gazapizm’in kelime anlamını merak edenlere ise Arapça ve İngilizce’nin birleşimiyle oluşan bir mahlas olduğunu ve kelimenin tam Türkçe karşılığı olmadığını ama “gazapçı” anlamına geldiğini söyleyebiliriz.

Bu Hafta #NeYapsak?

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format