Bir Aydını Anlamak


Haldun Taner cumhuriyet döneminden itibaren Türk tiyatrosuna ve hikayesine yeni yönelişler, farklı tatlar getirebilmeyi başarmış bir sanatçıdır. Toplumun gerçeğini, hayat anlayışlarını iyi bir şekilde sergilemeyi bilmiştir. Bilindiği üzere sadece tiyatroyla sınırla kalmayıp Türk hikayeciliğine de yeni bir soluk kazandırmıştır. Bu döneme kadar ele alınan tüm toplumsal konulara türlerinden faklı olarak mizah, hicivle yaklaşmış ve aynı zamanda sade bir dil kullanmıştır. Halit Ziya ve Ömer Seyfettin ile beraber Türk hikayeciliğinde alınan yol, Haldun Taner sayesinde Batı’ya en yakın hale gelmiştir.

Haldun Taner sadece bir yazar ve tiyatro insanı değildi, bütün bunların ötesinde toplumda eşi benzerine nadir rastlanır bir aydındı. Sanatı uzaklarda, insansız çorak topraklarda aramak yerine, toplumun realist bir sesi olmayı ilke edinmişti. Aldığı Batılı tarzda eğitim ve benimsediği modern değerler onu Türk tarih ve geleneğinden uzaklaştıran bir fanus sanatçısına döndürmemişti. Onun için sanatın gerçek konusu gecekondu ve kente sıkışmış insanların yaşantısı ya da vahşi kapitalizm ökçesi altına girmeye başlamış halkın Fazilet Eczanesi idi.

“Kitabınızı aydınlar alır okur ama tiyatroyu aydın olmayanlar da seyreder.” demiştir Haldun Taner. Ona göre; toplum olmadan sırf sanatçının varlığıyla ne sanat ne de sanatçı olabilirdi. Önemli olan; sanatçıya “üstün ruh” vasfını kazandıran da sadece kendisini düşünmesi değil, kendisinin dışındaki insanları da düşünebilmesi, ışığından bir parçayı diğer insanlarla paylaşabilmesidir. Haldun Taner gerek hikayelerinde gerek tiyatrolarında topluma ışık saçan bir aydındır. O, fikirlerini ve değer yargılarını Sineklidağ’ın ardına gizlemiştir, yönetim ve sistem eleştirisi Keşanlı Ali’nin topal ayağındadır, ironileriyse Zilha’nın sözcüklerinin altında saklıdır.

1950lerde hız kazanan makineleşme ve yeni insan üretim ilişkileri de Taner’in sanatına konu olmuştur. Kaleme aldığı “Günün Adamı” eserinde bu politik dönemin siyasi tutarsızlığını eleştirmiştir. Keza yerinde ve doğru tespitlerdendir ki eser daha prova aşamasında yasaklanmıştır.

Öykülerinde bireyin toplum içindeki yaşayış özelliklerinden yola çıkarak davranış biçimlerinin aksak yanlarını nükte yüklü bir anlatımla işledi. Toplumsal yaşamın düzenlenmesinde insan öğesinin etkileyici, belirleyici gücünün önemini vurgulayarak belirli kişilerin yanlışlıklarının toplumdaki düzensizliklerin kaynağı olduğu görüşünü savundu. Taner, aldatıcı görünümlere mesafe kazandırmak ve böylece olayları gerçek yüzleriyle görebilmemizi sağlamayı hedefledi. Bunun için de kültürün en etkin silahlarından biri olan “ironiyi” kullandı sanat yaşamı boyunca.

Haldun Taner kendini daima toplumun içinde tutmayı başarabilmiştir. Bu yüzdendir ki eleştirilerinde yumuşak bir doku vardır. Onun eleştiri yönelttiği toplum “siz” değil “ben”in de dahil olduğu bizdir. Böylece eserleri okuyucuyla bütünleşip varlık kazanmıştır.


Like it? Share with your friends!

3

Bir Aydını Anlamak

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format