Ayn Rand’ın Mutlaka Okumanız Gereken 4 Kitabı


İnsanın hayattaki ahlaki amacının kendi mutluluğu, varlığının amacının da yaratıcı üretkenliği olduğunu savunan yazar ve filozof Ayn Rand ile tanışın! Bireyciliği, çalışkanlığı ve insan aklını yücelttiği kitapları, özellikle Amerikan toplumunu ciddi biçimde etkiledi ve bu durum yıllardır tüm dünyada etkisini sürdürmeye devam ediyor.

Ayn Rand, 12 yaşında genç bir kız iken babasının eczanesine Bolşevikler el koydular. “Herkesin iyiliği” ve “halk” için yapmışlardı bunu. Rand’ın babasının hayatı boyunca çalışıp emek verdiği her şeyi ellerinden almışlardı. Ayn Rand haksızlığa uğradığını düşünüyordu. Ailesinin tırnaklarıyla çalışarak elde ettikleri şeyler “yüce bir amaç” uğruna ellerinden alınmıştı. Bu yaşadıkları onu etkiledi ve kitaplarında da bu yaşadıklarının izlerine rastlamak mümkün. Peki bu bencil ve egoist kadının kitapları nasıl oldu da dünyanın dört bir yanındaki çalışkan insanların rehberi oldu?

ATLAS SİLKİNDİ (ATLAS SHRUGGED) – 1957

Pek çok insanın onun yaratıcılığı sayesinde hayatını sürdürebildiği yaratıcı sınıf, bütün çalışkan mühendisler, yaratıcı mucitler ve daha pek çok çalışkan insan bir gün çalışmaktan vazgeçerse ne olur? Ayn Rand bu kitabında insanoğlunun ahlaki görevinin başkaları için yaşamak, kendini başkaları için feda etmek olduğunu öne süren ahlaki anlayışa meydan okuyor. İnsan yaratıcılığının önlenmesinin dünyanın motorlarını nasıl durduracağını roman kurgusu etrafında anlatıyor. Bu kitap Ayn Rand’ın başyapıtı olarak da kabul edilir. Kendi geliştirdiği felsefi akım olan objektivizmi bu romanında anlayabilmek mümkündür.

“On dört yaşında bir kitap kurdunun hayatını değiştirebilecek iki kitap vardır: Yüzüklerin Efendisi ve Atlas Silkindi. Biri inanılması imkansız kahramanlarına yönelik yaşam boyu bir takıntıyı körükleyen ve duygusal olarak körelmiş, sosyal olarak sakat kalmış, gerçek dünyayla başa çıkamayan bir yetişkinliğe neden olan çocukça bir fantazyadır. Tabii ki, diğerinde orklar vardır.” diyerek bu kitabı okuyan pek çok insanın duygularına tercüman oluyor yazar John Rogers.

HAYATIN KAYNAĞI (THE FOUNTAINHEAD) – 1943

Hayatın Kaynağı’nda Rand; bireyin yaratıcılığını ve üretkenliğini, işine tutkulu bir mimar olan Howard Roark karakteri etrafında yüceltiyor. Çok fazla ipucu vermeden anlatacak olursak Roark, yaratıcı ve taklitten kaçınan bir mimardır. Kendisine ve işine karşı çok saygılıdır. Yaptığı işe tutkuyla bağlandığı için hayatı da bu üretkenlik etrafında dönmektedir. Bu romanda karakterler alegorik bir şekilde oluşturulmuştur. Kısacası üretkenlik ve yaratıcılık bu kitabın anahtar kelimeleridir diyebiliriz.

EGO, HAYATIN KAYNAĞI, MANASI VE HAYSİYETİ (ANTHEM) – 1938

Bu kitap özünde Ayn Rand’ın kolektivizme karşı bireyin özgürlüğünün önemini göstermek için yazdığı bir distopyadır. Hatta bu distopyada “ben” kelimesi bile yoktur. Tekil kelimeler kaybolmuştur. İnsanların en temel ihtiyaçlarını ne zaman karşılayacakları bile devletin kontrolündedir. Eh haliyle, insanların kendilerine özgü bir isimleri olmadığından kitabın başkarakterinin adı da ‘Eşitlik 7-2521’dir. Kitabın orijinal adının Anthem yani marş veya milli marş olması ne alaka derseniz eğer; bu romanda “Eşitlik 7-2521” egosunun ve aklının adeta kendi marşını söylemesine tanık oluruz.

YAŞAMAK İSTİYORUM (WE THE LIVING) – 1936

Ayn Rand’ın ilk romanıdır ve Sovyet Rusya’da geçer. Fakat diğer kitapları gibi bunu da Amerika’ya göç ettiğinde yazmıştır. Kitabın ana temasının birey-devlet çatışması olduğunu söyleyebiliriz. İnsanın hayatının hiç kimse için feda edilemeyeceğini açıklama amacındadır. Başkarakter Kira; kendi yaşamına tutkuyla bağlı, sevdiği değerler uğrunda büyük bir arzuyla çalışmak isteyen bir kızdır. Onu kendisi yapan özelliklerini terk etmek istememektedir. Bu kitabı özel yapan en önemli noktalardan birisi de tamamen olmasa da sahip olduğu otobiyografik özelliklerdir.

Ayn Rand’ın Mutlaka Okumanız Gereken 4 Kitabı

log in

reset password

Back to
log in
Choose A Format
Gif
GIF format