10 Maddede Bir Oyunkolik ile Sevgili Olmak

Kategori: Keşfetmelik | 0
Online olan her şeyin arttığı bu günlerde belki de en çok online oyunlar bizim aramızda gündemde olan konu oluyor. Oyun konusu hayatımızın her anına o kadar karışıyor ki, aile/okul/ders/iş eskisi kadar önemli olmuyor. Sadece bunlarla kalıyor mu peki? Tabii ki hayır. Zaten bir sürü çabayla elde ettiğin sevgili de oyun söz konusu olunca arka planda kalıyor.
Ben de bu yazıda bir oyunkoliğin sevgilisi olmanın başımıza neler getirebileceğini birkaç maddede anlatmaya çalıştım. Haydi başlayalım!

1) “X dakika sonra seni arayacağım, oyun oynuyorum.” sözlerini sürekli duyup asla X dakika sonra aranmayız. Bunu gören oyuncu arkadaşlar “Hadi oradan!” diye sitem edecekler belki ama doğrusu bu. Başıma geldi, biliyorum.

1

2) Uzun süre görüşmemiş olsak bile buluştuğumuz zaman illa o oyun açılacak, kontrol edilecek hatta ortam müsaitse oynanacaktır. LoL – Dota gibi oyunlar için bu pek geçerli olmuyor aslında ama o an oynayabilecekleri herhangi bir oyun da kabul görüyor ve sinir krizine sokabiliyor bizleri.

2

 3) “Oh be! Sonunda düzgün bir şekilde görüşeceğiz.” diye düşündüğümüz her buluşmada mutlaka konu oyuna gelecek, hiç anlamıyor olsak bile oyun maceraları anlatılacaktır. Evet, adam akıllı bir buluşma hayalleri hep suya düşüyor.

 

3

4) Duyarlı (!) sevgili sabah erken saatte buluşma olduğunu düşünmeden sabahlayacağı için ya buluşmaya geç kalacak ya da buluşmayı unutmuş olacaktır. Bunun bütün sıkıntısı bize kalır çünkü trip attığımız zaman yine suçlu biz oluruz. Hatta bu triple ilgili benzetmelere bile maruz kalırız. Bkz: “Void diye bir karakter var, karşısındakileri bir süre etkisiz bırakabiliyor. Sen trip atarken ben de öyle hissediyorum.”

 

4

 

 

 5) Onun arkadaşlarıyla buluştuğumuzda futbol muhabbetini bile özlüyoruz. Sürekli oyun-karakter-strateji tartışmalarını duymak artık alışılmış bir şey olup bizi sıkmaya başlıyor. Sanki dünyada konuşulacak başka konu yokmuş gibi bir de burada karşımıza çıkıyor.

 

5

 

 

 6) Arkadaş ortamında “Çok oyun oynuyor.” diye şikayetçi olduğumuz an bütün oyun oynayan erkekler bir araya gelip “En azından çocuğun nerede olduğu, ne yaptığı belli. Ne yapsın, gecelere mi aksın, çapkınlık mı yapsın?” diyerek savunmaya geçerler ve haklı olmamıza rağmen bu tarz cümlelere maruz kalırız.

 

6

7) Oyun kahramanlarına benzetilmek zorunda kalıyoruz. Bkz: “Boyu kısa olan kızlar uzun hırka giydiği zaman uzaktan vuran minyonlara benziyor. Ehehehehe.”

 

7

 

8) Oyun esnasında aramışsak ve oyunda bir aksilik olduysa bütün sinir, stres bizden çıkarılır. “İyi günde, kötü günde” cümlesindeki kötü gün anlayışı kesinlikle bu olmamalı.

 

8

 

 

9) Derste olduğunu düşünüp aramayız ama o birkaç saat sonra aradığında “Aşkım ya Adeks’teydim, birkaç oyun attık. Of rahatladım valla.” cümlesini duyma olasılığımız çok yüksektir. Sonra gelsin kavgalar, çatışmalar…

 

9

 

 

10) Ortamdaki internette (ev, yurt, kütüphane) sıkıntı olduğu an bütün hayatın bittiğine dair işareti almamız gerekir. O an internet, damarlarda dolaşan kandan daha değerli olduğu için bizim neden aradığımızın bir önemi yoktur, sorulmaz.

 

10

 

Ve tüm bunlara rağmen bu adamı seviyorsanız oyun artık sizin de bir parçanız haline gelmek zorundadır.

 

 

selmabanner

Bir Cevap Yazın